Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Fikirler

Biyografi

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Zirveleri devirmek

Bu bağlamda, Yalçınenyn'den ( iki Yalçın'dan biri Küçük iğeri Soner) Soner Yalçın Yavuz Sultan Selim'in de ayyaş ve şaribu'l leyli vennehar bir padişah olduğunu ileri sürüyor. İşret meclislerinde beraber miymiş de bu kadar kendinden emin konuşuyor! Sanki Hasan Can'ın yerinde Soner Yalçın denen kişi varmış ! Son sıralarda Osmanlı gizli karalamanın hedefi ve odağı haline gelmiş bulunuyor. Bu gizli karalayıcılara karşı Yahudiler gibi ADL tarzı örgütler kurulsa ve tarihi şahsiyetler tahrifattan masun kılınsa ve siyanet altına alınsa sezadır. Tarihi karalamanın gerisinde hiç şüpheniz olmasın İsrail ve bir takım alaca şahsiyetkler vardır. sözgelimi, Davos toplantılarından birisinde Şimon Peres tarihi unutmamız gerektiğini aksi taktirde dünyanın başının dertten kurtulmayacağını söylemişti. Tarihi tabula rasa haline getirmemiz gerektiğini aksi taktirde düşmanlık kaynağı olmaya devam edeceğini söylemiştir. Bundan dolayı, Selahaddin Eyyübi, Fatih ve Yavuz, bunun haricinde Mehmet Akif, Bediüzzaman gibi şahsiletler tahrifat hamlesinin odağındadıdr. Bunu yapanlar İslami değerler üzerine Kabbalist yorumlar uyguluyorlar. Kur'an ve hadise hermenotik yorum uygulanması gibi tarihe de Kabbalist bir takım formüller uygulanıyor.

***

Sun Halife Abdüalmecid Efendi nü toblolar yapmış. Daha önce de hazretin plaj kıyafetleri gündeme gelmişti ve bunun üzerinden de bu kıyafetler kural haline getirilmek istenmiştir. Adeta, şahsi tasarurfların üzerinden bir cevaz müessesebi üretilmek isteniyor. (Bundan dolayı bilhassa dindar algılanan AKP kadroları çok dikkatli olmalılar) Halbuki, Yavuz veya Faih'le mukayese edildiğinde Abdulmecid Efendi'nin batılılaşmış bir karaktere sahip olduğunu görüyoruz. Çeşitli tarihi kaynaklar Vahdettin Han'la da arasının açık olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıya pratik örnekler cevaz müessesesi değildir. Kurallar dini kitaplardan ve kaynaklardan alınır. Yezid gibi bazı Emevi halifelerinin sarhoş oldukları halde sabah namazını dört rekat kıldırdıkları mervidir. Burada birkaç ihlal içiçedir. Birincisi, içki içilmez. İkincisi içkiyle namaz kılınmaz., Üçüncüsü, sabah namazı çifter çifter kılınır. Farzı dört rekat değildir.Yezid guya halife lakabıyla bunları yaptıysa bu onu ve onun gibi olanları bağlar. Müslümanları bağlamaz. Kur'an ve Sünnet halife ile değil halife Kur'an ve sünnetle mukayyettir. Onun ötesindekiler merduttur. La taaate li mahlukin fi masiyeti'l halik/ Allah'a isyanda kula itatat yoktur prensibi evrensel ve genel geçer bir kuraldır ve halife istisna değildir. Evet,bunlar da Kur'an ifadesiyle mürcifundandır. Tarihi tahrif etmeye yeltenmişlerdir ama boylarından büyük işlere kalkışmışlardır. Eskiden 'çam devirmek'diye bir tabir vardı. Şimdi ise zirveleri devirmek moda oldu. Zehiri panzehir, panzehiri de zehir niyetine sunuyorlar. Büyük adamların meşrep ve mezhepleri ne olursa olsun kendilerine benzetme genel geçer bir kural haline geldi. Bu anlamda, bakıyorsunuz, Gazali bir yandan Keldani diğer yandan Şii olabiliyor. Galiba Sünniliği ve Eş'ariliği bu gidişle hiç sıra gelmeyecek. Halbuki Gazali hem Rafiziler için hem de Hıristiyanlar için reddiye mahiyetinde risaleler kaleme almıştır. Yine İstanbul'u İslam'a hediye eden ve bu vasfıyla Hazreti Peygamberin müjdesine nail olan Fatih Sultan Mehmet Han bakıyorsunuz tarihi söyletilerle ( historic rumors) Hıristiyan haline getirilivermiş. Dolalıyısıyla günümüzde büyük tarihi bir tahrifat hamlesi var. Bunları yapanların bir kısmı da sözde güvenilir/mevsuk zevat. Doğrusu onlarınki, tarih değil karalama evrakı. 'Evraku's sevad' denilecek evsafta yazılar. Sözgelimi, daha ziyade felsefe ve edebiyatla iştigal eden Hilmi Yavuz da populizm alanının cazibedar hafifliğinden kendisini alamamış ve kurtaramamış olmalı ki Fatih'le ilgili çeşitli yakıştırmalar yapmış. Bu yakıştırmalarda Fatih karşımıza bambaşka bir portre olarak çıkıyor. Avni mahlasıyla Veyis adlı bir muhataba yazdığı şiirlerde gizli eşcinsel kişiliğini dışa vuruyormuş. Divan şiirerinde Fatih oğlanlara gazeller ve methiyeler düzmüş. Bu durumda Mevlana ile Şems'in ilişkilerine bu tür atıflar yapan Nobelli yazarımız Orhan Pamuk ile Hilmi Yavuz arasında ne fark var ? Gerçekten de zirvedekileri indirme hamlesine ve kampanyasına Hilmi Yavuz'un da katılmış olduğunu görüyoruz. Ülkemiz adına hayıflanmamak elde değil. Bir de meseleye şöyle bir hava veriliyor: Osmanlı döneminde bu tür ilişkiler tabu değildi. Cumhuriyet dönemi Osmanlı'ya göre daha namuslu idi. Osmanlı'nın gizlemediğini biz niye gizleyelim? Daha bu tür zırvalarla zirveler üzerinden doğrusu bu tür çarpık ilişkilere icazet ve meşruiyet kazandırılmak isteniyor. 'Osmanlı'nın bu konuda gizlisi saklısı yoktu' deniliyor. İstanbul'u fethederek Ortaçağ'a son veren Fatih'e bu tür isnatlar yapılırken İttihad-ı İslam'ı sağlayan Yavuz'un sahası boş mu bırakılıyor sanıyorsunuz ? Onun kişiliği bu tür isnatlardan masun mu kalacaktır ? Heyhat!. Onun karalayıcıları da ayrı. Sözgelimi, 24 yaşına kadar Mehmet Akif Ersoy'un meyi elinden düşürmediğini yazan Yalçınenyn'den Soner Yalçın yine Akif'in Mısır'a gönüllü veya zoraki sürgün olarak gitmediğini ; eğlenmek ve gezmek amacıyla gittiğini ve gününü gün etitğini söylüyor. Bununla dünyada hedonizmden başka gerçek olmadığını ve bütün manevi değerlerin fasarya ve angarya ve hiç olduğunu ispat etmek istiyorlar. Müslümanların en idealistini en hedonist yaparsanız geride ne kalır ! Şu Çılgın Türkler kitabının yazarı Turgut Özakman'ın da yaptığı gibi. Bütün manevi değerler çılğınlık derekesine indirilmek isteniyor. Bu yönüyle çılğınlık yüce bir değer haline gelirken Allah, Peygamber aşkı gibi ülvi gayeler sufli arzular olarak takdim ediliyor. Zirveler desacration ile arzileştiriliyor. Milletin bütün manevi dinamikleri ve tutamakları bir bir yok edilmek isteniyor.

 

 

 

 

Ödül !

 

Burç İletişim Koleji

2007 Gazetecilik başarı ödülü

Mustafa Özcan

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

REKLAM

 

MUGETRON

 

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

03.06.2007

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

 

Mustafa Özcan

02.06.2007

Aklı karışıklara cemaat tarifi

 

Mustafa Özcan

31.05.2007

Bilderberg

 

Mustafa Özcan

30.05.2007

Geylani Türbesine saldırı

 

Mustafa Özcan

30.05.2007

Erzurum hocaları

 

Mustafa Özcan

27.05.2007

Kozmetik sistem

 

Mustafa Özcan

23.05.2007

Mekke ve Taif anlaşmaları hedefte HAMAS'a karşı  coup d'etat

 

Mustafa Özcan

22.05.2007

Şükran ve minnet

 

Mustafa Özcan

21.05.2007

İslam'ın altıncı şartı

 

Mustafa Özcan

20.05.2007

acemi

 

Mustafa Özcan

17.05.2007

Bigami

 

Mustafa Özcan

16.05.2007

Kaddafi'nin maceraları

 

Mustafa Özcan

15.05.2007

Baş muallim'in vasiyeti

 

Mustafa Özcan

01.05.2007

Modern mahrem, teorisyenini çağırdı

 

TV Program Arsivi

Dosyaları isimleri üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz!

Sakli Hikmet

DOST TV 20.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 18.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 15.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 25.12.2006

Email: info@mustafaözcan.com

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye