Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Fikirler

Biyografi

 

 

Mustafa Özcan

17.11.2007

İlk direnişci

Hazreti Ömer'den sitayişle bahsediyor ve onunla kalmıyor, ' Mescidi Aksa bizim de kutsalımızdır ona bir saldırı bize yapılmış sayılır' diyor. İsrail'in düzenli olarak Filistin'in Müslüman ve Hıristiyan karakterini değiştirmeye yeltendiğini hatırlatıyor. Kendisinin de Azmi Bişare ve benzerleri gibi bir direnişçi olduğunu ama kenid direnişinin verbal ve sözlü olduğunu ve tavır göstermek şeklinde tecelli ettiğini kaydediyor. Bu anlamda, direnişle alakalı sözleri sorulduğunda benzeri konuşmalar irad ediyor ve ' Filistin''de ilk direnişçi Mesih idi. Kimsesizlerin kimsesi ve fakir fukaranın sahibi idi' diyor. Bu anlamda Mesih'in ilk direnişçi olduğunu ama farklı bir direnişci özelliği taşıdığını ifade ediyor. Bu sözler bana İslam dairesi içinde Mesih'in ikinci gelişinde veya nüzülünde Filistin'de Deccal'ı öldürmesi (Babu'l Lüd) misyonunu ve bu misyona dair rivayetleri hatırlatıyor. Atallah Hanna'nın Mesih hakkında :" O bir idrenişçi idi belki ilk direnişciydi' demesi bana ilginç ve çeşitli çağrışımlara yol açtı. Gerçekten de islam literatürüne ve hadis kolleksiyonlarına baktığımızda, Hazreti Mesih'in Babu'l Lüd denilen kasabada Mesih ed Deccal'ı yani sahte Mesih'i yakalayarak ifna ve imha ettiğini görürüz. Sahe Mesih suyun içinde eriyen tuz gibi yok olup gider. Hıristiyan kiliseleriyle de Filistin meselesini görüştüğünü ifade eden Hanna bu bağlamda Patrik Bortholemeaus'u ziyaret ettiğini söylüyor. Bu anlamda Fener Patriği'nin diğer patrikaneler arasında önemli bir yerinin olduğunu da söylüyor. Ekümenik ibaresi kullanmasa bile onu çağrıştıran tanımlar bunlar.

***

Mescid-i Aksa'nın başına kötü bir drurum ve felaket gelmeden İslam ve Batı dünyasının harekete geçmesi gerektiğini söylüyor. Aksa konusunda bu kadar titizlenmesi aslında deniliği gibi Aksa'nın bükün peygamberlerin ortak mescidi ve mabedi olduğunu bir kez daha pekiştirmiş oluyor. Ve direnişci olmakla ve bu suretle Mesih'in yolunu takip etmekle iftihar ettiğini söyleyen Atallah Hanna Lübnan'daki Filistinlilere de şu tavsiyede bulunuyor :"Filistin'deki evlerinizin anahtarlarını kaybetmeyin, muhafaza edin. Bir gün gelecek lazım olacak..." Sanki bu sözler İncil'den devşirilmiş sözler gibi. İsrail'in bütün çabalarına rağmen yine de kutsal toprakları Yahudileştiremediğini de sözlerine ilave ediyor. Onu dinlerken gerçek bir Mesih şakirdini dinler gibiydik...Kudüs Ortodoks Patrikhanesinin sözcülerinden olan Atallah Hanna'nın Hıristiyan din adamları için sıradışı telakki edilebilecek olan açıklamalarına Arap basını aracılığıyla birçok kez vakıf olmuştum. Kendisini ilk kez dinleme fırsatı buldum. Konuşması yazılı metinlerde gördüğümüzden daha ateşli ve sıradışıydı. Üç özelliği var. Bunlardan birisi, mücessem ve müheykel bir yapıda olması ve bu da karizmasını artırıyor. Yakından baktığınızda ortaçağdan kalma bir Filistinli portresiyle karşılaşıyorsunuz. Hiç el değmemiş bir portre. Saklı coğrafyada muhafaza altında tutulmuş bir fizik. Sanki tarihin sakladığı figürlerden birisi. İkincisi, Müslüman hatiplerden bile daha fasih konuşması. Aslında genelde Hıristiyanlar Arapça'yı kırık konuşurlar. İncil'in Arapça çevirileri dahi dil bakımından size yabancı gelir. Fakat Atallah Hanna'nın konuşmasını dinlerken sanki bir Müslümanı dinlermiş gibi oluyorsunuz. Cesur ve fasih konuşuyor. Müheykel, mücessem olması ve cesur ve fasih olması üç özelliği olarak sayılabilir. Gazetecilerin ve televizyon kanallarının ençok rağbet ettikleri ve peşinde koşturdukları adamdı. Hilafsız, toplantının yıldızıydı. Uluslararası Kudüs Buluşması'na katılmasından İsrail'in çok rahatsız olduğunu ve katılımının İsrail basını tarafından afişe edilidğini ifade etti. Kendisinin de anlattığı gibi, İsrail, Filistin'deki mücadeleyi Müslüman-Yahudi kavgası olarak takdim etmek istiyor. Bu görüntüyü bozan unsurlar onun planlarınıda bozuyor. Bundan dolayı Hırisilyanların denklemde olmasını hiç istemiyor. Bu sebeple Atallah Hanna özellikle İsrail'in Filistin'i ve Kudüs'ü bu sebepen dolayı Hıristiyanlardan boşaltmak istediğini ifade ediyor. Hıristiyan vakıfları müsadere ettiğini ve dışarıya göçü teşvik ettiğini; Batı Hıristiyanları nezdinde ayıplanmamak için özellikle Hıristiyan Filistinlilerin varlığından rahatsız olduğunu söyledi. Bu itibarla İsrail iki şeyi yapmaya çalışıyor. Bunlardan birisi, Müslümanlarla aralarını açmak, ikincisi de Filistini, Hıristiyan ahaliden boşaltmak. Sürekli olarak Hırisiyanlığın kaynağının kendileri olduğunu ve dolayısıyla Hıristiyanlığın Batı'dan gelmediğini aksine Filistin'den Batı'ya gittiğini vurguluyor. Şunları söylüyor :"Mesih burada doğdu, İncil burada yazıldıve ilk kilise burada kuruldu..." Bundan dolayı Hıristiyanlığın doğduğu toprakların Filistin oluğunu ve bu itibarla Hıristiyanlık noktasında kimseye medyun-u şükran olmadıklarını ve bu noktada her Hıristiyanın bu opraklara medyun-u şükran olduğunu da hatırlatıyor. Uluslararası Kudüs Buluşması'ndan somut kararlar bekliyor. Filistin noktasında Arap ve İslam ülkelerini vazifelerini yapmamakla suçluyor ve ikinci olarak da İsrail'in bu kadar pevasız olmasını ABD ve bazı Batılı ülkelerin desteğine bağlıyor.

 

 

 

Ödül !

 

Burç İletişim Koleji

2007 Gazetecilik başarı ödülü

Mustafa Özcan

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

REKLAM

 

MUGETRON

 

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

03.06.2007

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

 

Mustafa Özcan

02.06.2007

Aklı karışıklara cemaat tarifi

 

Mustafa Özcan

31.05.2007

Bilderberg

 

Mustafa Özcan

30.05.2007

Geylani Türbesine saldırı

 

Mustafa Özcan

30.05.2007

Erzurum hocaları

 

Mustafa Özcan

27.05.2007

Kozmetik sistem

 

Mustafa Özcan

23.05.2007

Mekke ve Taif anlaşmaları hedefte HAMAS'a karşı  coup d'etat

 

Mustafa Özcan

22.05.2007

Şükran ve minnet

 

Mustafa Özcan

21.05.2007

İslam'ın altıncı şartı

 

Mustafa Özcan

20.05.2007

acemi

 

Mustafa Özcan

17.05.2007

Bigami

 

Mustafa Özcan

16.05.2007

Kaddafi'nin maceraları

 

Mustafa Özcan

15.05.2007

Baş muallim'in vasiyeti

 

Mustafa Özcan

01.05.2007

Modern mahrem, teorisyenini çağırdı

 

TV Program Arsivi

Dosyaları isimleri üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz!

Sakli Hikmet

DOST TV 20.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 18.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 15.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 25.12.2006

Email: info@mustafaözcan.com

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye