// -->

Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

 

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Zehir ve panzehir olan zıt portreler

Yuhanna'nın ağzıyla Hazreti İsa İncil'de şöyle konuşur : 'I am the way, the truth, and the life. No one comes to the Father except by me. Yol, gerçek ve hayat benim. Kimse bana uğramadan baba'ya ulaşamaz' "  The Guardian yazarlarından Peter Francis (The Guardian, Saturday September 20, 2008) bu ifadelerin günümüzün çeşitlilik arzeden dünyasına hiçbir yarar sağlamayacağını söyler ve bu sözlerin ötesine geçmenin luzumuna kail olur.  Kısaca pratik nedenler ileri sürerek, kurtuluşu ve necatı  İseviliğe veya Hıristiyanlığa bağlamanın ve hasretmenin yetmeyeceğini ve doğru olmadığını da ileri sürer. Buna mukabil,  bürosunda Amerikan, Alaska ve İsrail bayraklarını dalgalandıran Sarah Palin şunları söylemektedir :" Bizi Irak'a sevk eden Allah'ın iradesidir. Irak'taki askerlerimiz Allah'ı planını uyguluyorlar…." Gerçekten de bu ifadelerde haddi aşmak var. Allah'ın iradesini anlamak veya ona ram olmak değil onun iradesini keyfine göre yorumlama ve yönlendirme vardır. Kesin olarak Allah'ın iradesini kim bilebilir ? Görüldüğü gibi bir düşünce manzumesi içinde ve çevresinde de farklı değerlendirmeler ve zıt portreler olabiliyor.

 

  Değişim Dinamikleri'nin Armada Otel'deki iftarına yetişmek üzere Sultan Ahmet Camii avlusundaki kitap fuarını hızlı bir biçimde turlamak isterken girişte bir zatın ikazıyla durduruldum. Birlikte biraz hasbihal ettik. Bana Kıbrıs Rum Kesimi üzerinden yayın yapan misyoner kanalı El-Hayat'ı izleyip izlemediğimi sordu. Geçmişte bazen izlediğimi ama şu sıralarda uydu düzenlemesi nedeniyle izleyemediğimi söyledim. Bana Zekeriya Butros'dan bahsetti. Şahane bir Mısır lehçesiyle konuşan Zekeriya Butros'un gerçeken de çekici bir uslubu var. Kelimenin tam manasıyla etkileyici. Bununla birlikte anlattıkları tutarlı değil. Satır aralarından İslam'a sataşacak malzemeler bulmaya çalışırken ekseriya baltayı taşa vuruyor.  Bazen bulduğu malzemeler kendi aleyhine  işliyor. Sözgelimi Sultan Ahmet avlusunda görüştüğümüz zatın aktardığına göre, Müslümanların Allah tasavvurunda bazı kahhar ve cebbar ve zü'ntikam nevinden isimlerin olduğunu ama Hıristiyanlıkta Tanrı'nın somut sevgi anlamına geldiğini söylemiş. Söz ne kadar yaldızlıysa o kadar da boş. Kış olmadan yazın kıymeti anlaşılır mı ? Kötülük olmadan iyilik olabilir mi ?   Bu durumda Butros ve benzerlerine  söylenecek söz bellidir. O halde Cengiz Han ve Bush, Palin gibilerini Hıristiyan Tanrısı değil de Müslümanların Allah'ı yaratmış olmalı. O halde Hıristiyanların sevgili Tanrısı ne iş yapar ve ne işe yarar?  Bir de işin başka yönünden baktığımız da Cenab-ı Hakkın cemil ve Rauf gibi isimleri var ve bu isimler de Müslümanlar açısından Hıristiyanlığın sevgi tanrısına pek ihtiyaç bırakmıyor.

*

 Sultan Ahmet avlusunda görüştüğümüz zat dert yandı. Ben de ona sistematik çalışmadığımızı ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların bu gibi yayınları tarassut edebileceğini ve ortaya attıkları şüpheleri izaleye çalışabileceğini söyledim. Mısır'da Şeltüt'ün temellerini atmış olduğu Ezher'e bağlı Mecmau'l Buhus el İslamiyye zaman zaman bu tarz yayınlar yapıyor. İslam'ın etrafında şüpheler başlığı altında Muhammed Kutup ve Süleyman Ateş gibi bazı isimlerin doğrusuyla yanlışıyla bu yönde geçmişte yaptıkları çalışmalar vardı. Özellikle Butros meselesine Müfit Yüksel de bir makalesiyle temas etmişti. Müslümanların eksikliği sistematik çalışma biçimi ve düzeninden yoksun oluşlarıdır. Bu eksikliğin giderilmesi lazım. Bununla birlikte Butros gibiler hançerelerini ne kadar yırtarlarsa yırtsınlar netice değişmeyecektir.  Kur'an, batılın önünden ve arkasından temas edemediği bir kitaptır. İ'caz el ilmi adı verilen ilmi mucizelere havi tek kitaptır. İncil bir mev'ize kitabıdır ve Geylani'nin Futuhu'l Gayb ve Fethürrabbani kitaplarına benzer bir kitaptı. Zira Geylani'nin va'zu irşad konuşmaları talebeleri tarafından havariler gibi bilahare derlenmiş ve kaleme alınmış ve sonraları kitaplaştırılmıştır. Kur'an ise hiçbir kitapla mukayese edilemez. Ramazan ayı gibi Kur'an da müheymindir. Yani eşsiz ve kapsayıcıdır.

*

Bununla birlikte Zekeriya Butros veya Papa 16'ıncı Benediktus'a takılıp kalmak da doğru değil. Onların da kendi içlerinde zehirleri ve panzehirleri vardır. Papa 16'ıncı Benediktus'un panzehiri Hans Küng iken Zekeriyya Butros'un panzehiri de yine Mısırlı ve yine bir Kıpti olan Prof. Nebil Luka Bebavi'dir.  Bazı kitapları Mecelletü'l Ezher'de tefrika edilmiştir. El Vatan el Arabi de ( 17/09/2008) kendisiyle yapılan enfes bir konuşma vardır. Konuşmasında yine bermutad yaptığı gibi İslam'a yönelik iftiralara cevap vermektedir. Hıristiyanlığıyla da iftihar eden bu zat kalemini İslam'ın savunmasına adamıştır.  Terörün İslam'ın bir ürünü değil aksine başta ABD olmak üzere uluslar arası çevrelerin bir üretimi ve imalatı olduğunu beyan etmektedir. Mesut Yılmaz'ın İslam hakkında Avrupalılara şikayet etmiş olduğu hususun Batılıların husumet nedeni ve kaynağı olduğunu da kaydediyor. Şöyle ki, Samuel Huntington Batı medeniyetine meydan okuyan ve karşısında duran tek medeniyetin ve dinin İslam olduğunu ve bundan dolayı yok edilmesi gereken bir diyanet olduğunu savunmuştur. İslam'ın boyun eğmemesi onların husumet nedenidir.  Zekeriya Butros'a mukabil Bebavi yaklaşık 29 kitap yazmış ve bunların çoğunluğu İslam'ın savunulmasına dairdir. Kahire önlerinde Hulagu'nun ordusunu durduran ve püskürten Kölemenler ve Türkler için bir Mısırlı tarihe altın harflerle yazılan bir mısra  söylemiştir :" Bir kavim mi zehiri de panzehiri de kendindendir…" Dolayısıyla Butros'un panzehiri de kendi içinden.  

www.mustafaözcan.com

 

Mustafa Özcan

www.MustafaÖzcan.com

 
 

 

 

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye