Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

 

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Zealot ile Herodian arasında

Fransız Siyaset Bilimci Charles (Şarl) San Bayrou Batı dünyasının İslam dünyasına yönelik muamelesinin Roma'nın Yahudilere muamelesine benzetiyor. Veya aynı olduğunu itiraf ediyor. Batı'nın bakış açısı ve zihniyeti budur. 100 yıl önce de ünlü İngiliz tarihçi Arnold Tonybee  tecezzi/parçalanma kabul etmeyen Batı medeniyeti karşısında İslam dünyasının pek şansı olmadığını söylemişti. İçki ve uyuşturucu ve ırkçılık belası nedeniyle nedeniyle Batı'nın İslami değerlere muhtaç ve medyun olduğunu söylese de İslam dünyasının Batı medeniyetine karşı çıkacak ve galebe çalacak bir kudrette olmadığını ileri sürüyordu. Sadece iki seçenekle karşı karşıya bulunduklarını beyan ediyordu. Ya Roma'ya baş kaldıran Yahudi tiplemesini temsil eden Zealot modeli ya da teslimiyetçi Herodian modeli. Bunu Afganistan'a uygulayacak olursak karşımıza Zealot olarak Molla Ömer çıkarken Herodian olarak da Karzai çıkmaktadır. İslam dünyasının Batı'yı taklit ile asalet yani özgünlük arasında gidip geldiğini ama zealot tiplemesinin kaderinin yenilmek olduğunu ve dolayısıyla Batı'ya teslim olmaktan başka çarenin bulunmadığını vazediyor. Gelenekle modernite arasındaki çekişme ve gerilimde modernitenin tercih edilmesinden başka çarenin olmadığını savunuyor.

Zealot ve Herodian. Bu iki kavram, Toynbee'nin, Batı medeniyeti karşısında, dünya milletlerine durduğu yeri, benimsediği tavırları ve gösterdiği tepkileri temsil için kullandığı simgelerdir. Zealot, Roma hakimiyetine karşı ayaklanan Musevî partizan anlamındadır. Herodian ise, Roma kültürünü benimseyip, taklîd eden eski Yahudiye kralı Herod'dan mülhem bir tabir. Toynbee, 20. yy. dünyasında, karşı konulmaz bir güç olan Batı medeniyetinin baskısı karşısında, geçmişe sığınan, "Geleneğe dönüş" yolunu izleyenler için Zealot, aynı medeniyetin baskıları karşısında çözüm yolu için, Batıyı taklid ederek onunla aynı seviyeye ulaşma ve düşmanının silahıyla silahlanarak, onunla mücadele yolunu izleyenler için de, Herodian tabirini kullanıyor. Prof. Dr. Şahin Uçar, "İslâm'da Mülk ve Hilafet- Medine'yi Yeniden Kurmak" isimli eserinde, Toynbee'nin bu kavramlarını şöyle somutlaştırıyor: "Zealotluk, gerçekte, yabancı baskısı sebebiyle, geçmişe sığınan bir 'arkaizm'dir; 'geçmişe sığınma' diye tarif edilebilir. İslam dünyasındaki temsilcileri, Kuzey Afrika Senûsîleri ve Orta Arabistan Vahhabileridir. .Herodianlığın tecrübe edildiği iki ülke ise Mısır ve Türkiye'dir."

Bu bakış açısı bugünün Roması olan ABD tarafından da paylaşılmaktadır. Yakin bu bakış açısı Roma'nın tıkanmasına da neden olmuştur. Aslında, Tonybee'nin modelini ve bakış açısını Neoconların önde gelen isimlerinden Cherly Benard RAND'a yazmış olduğu raporlarda modern konjonktüre uygulamış ve dile aktarmıştır. Benard bütün Müslümanları herodian olmaya davet ediyor ve ABD'nin skala biçiminde böyle bir imale ve ayartma politikası izlemesi gerektiğini salık veriyor. Benard'ın yeni kavram kamusunda Zealot'un yerini fundamentalist hatta terörist ve onun ötesinde kimilerine göre faşist Müslümanlar almıştır. Bush'un vaktiyle Basra Körfezi ve Güney Asya danışmanı olan Afganlı devşirme  Zalmay Halilzad'ın eşi Cherly Benard'ın hazırladığı "Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, Kaynaklar, Stratejiler" adlı raporda deniyor ki: "ABD ve Avrupa için elverişli olan, güven telkin edenler sadece, kitleleri yönetmede ve yönlendirmede Kur'an'ın rolünü iyice sınırlandıran modernist seküler müslümanlardır. Bu grup behemehal desteklenmelidir. Fundamentalistler zayıflatılmalı ve yok edilmelidir. Roma'nın uygulamasında ve Toybee'nin tarifindeki herodian kavramı da günümüzde ılımlı İslam anlamına tekabül etmektedir. İslam zaten bizatihi ılımlıdır ama kendi tarifi bağlamında. Ötekinin ılımlı demesi teslimiyetçilik bağlamındadır. Bundan dolayı son Beyan dergisinin de ifade ettiği gibi( Ekim 2008/Suudi Arabistan) Mısır'daki Amerikan elçisi Cherly Benard'ın aklaşımları, tasvir ve tespitleri doğrultusuna Mısır'da daha ziyade folklorik bir anlam kazanan sufi ihtifallerine katılmaktadır.

RAND düşünce kuruluşunun 2003 yılında Cherly Benard'a hazırlattığı "Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, Kaynaklar ve Stratejiler" adlı rapor ABD'nin İslam'a ilişkin politikalarının ipuçlarını veriyor. Rapor, İslam Dünyası'nın güçsüzlüğü ve geri kalmışlığı konusunda Müslümanların bir fikir birliği içinde olmadıklarını belirtiyor ve dört temel grubun öne çıktığını ifade ediyor.

a- Fundamentalistler

b- Gelenekçiler

c- Modernistler

d- Laikler

Raporda ABD yönetimine yapılan tavsiyeler, grupların batı karşısındaki tavırlarına göre nasıl davranmaları gerektiğini açıkça ortaya konuluyor. Yaklaşık 40 sayfayı bulan raporun "Stratejiyi Destekleyici Özel Eylemler" başlıklı son bölümünde karar mekanizmalarına bazı tavsiyeler yapılıyor. Öncelikle Modernistleri ve Ilımlı laikleri destekle. Çalışmalarını yayımlat ve dağıt . Geniş kitleler ve gençler için yazmaları konusunda cesaretlendir. Düşüncelerini islami eğitim müfredatlarına sok. Fundamentalistlere karşı gelenekçileri destekle. Gelenekçilerin fundamentalist vahşetine karşı yaptıkları eleştirileri yayınla, fundamentalist ve gelenekçiler arasındaki anlaşmazlıkları körükle.  Gelenekçiler ve fundamentalistler arasındaki itttifakları boz.  Gelenekçiler arasında farklı grupların arasında ayırım yap. Sufizmi güçlendir. Fundamentalistlere Karşı Mücadele Et.  İslam yorumu konusunda tezatlarını ortaya çıkar. Vahşet içeren olayların sonuçlarını herkese göster (Cezayir vesaire). Kendi toplumlarının kalkınmasına yetecek bir yöneticilik kabiliyetlerinin olmadığını göster.  Bu mesajlar için öncelikle gençleri, dindar olan gelenekçileri, Müslüman azınlıkları ve kadınları hedef seç. Gazetecileri bu grupların yolsuzlukları ve ahlaksızlıklarını araştırmaları konusunda cesaretlendir. Laikleri Seçici Olarak Destekle  Bu nedenle Burgiba gibi laik kafalı Müslüman liderler hep Batı'nın atıfetine ve desteğine nail ve haiz olmuşlardır. Modern dönemlerin Herodian tipli liderleri Burgiba ve Karzai gibi liderlerdir. Bu hususta Richard Perle'ün kalemdaşı David Frum'un bir kitabında, İslam dünyası için  önerdiği model ve ısmarlama lider tipi hatırlanabilir.

 
 

 

 

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye