|
Zakkum ağacı
'Ergün
Göze'nin Bulunmuş Defterden Cuma Notları' başlıklı Cuma yazıları vardı.
Bu yazı hazırlık safhasında bana o yazıları veya notları hatırlattı. Bu
yazı zor bir doğum oldu. Zira, hazırlık safhasında dökümanlarımı
kaybettim ve bulma çalarım da boşa gitti ve aksilikler zincirine
yakalandı. Amerikalı muhalif yazar Gore Vidal'ın Hürriyet'te
yayınlanan yazısı bana Zakkum ağacını hatırlattı. Yazıyı yazmak için
zihni hazırlık yapıyordum. Yatsıdan sonra eve geldim. Mutfakta Mushaf-ı
şerif'in açık olduğunu gördüm. Duha Suresi'nin son iki sayfası açık
vaziyette bırakılmıştı. Benim başlığım bu iki
sayfada idi. Bu iki sayfayı okudum ve bir de ne göreyim. Şeceretü'z
zakkum'dan yani Zakkum ağacından bahsediliyor. Bu benim tefeülümü
artırdı velakin sabahleyin yazıyı yazmaya koyolduğumda yanıma almış
olduğum gazete küpürünü bulamamıştım. Google üzerinden onca tarama
yapmama ve yeltenmeme rağmen aradığıma bir türlü ulaşamadım. Yalçınkaya
bile dökümanlarına benden kolay ulaşmıştır. Ulaştığımda araya bir mania
giriyordu. Zakkum ağacı şimdiden acı meyvasını vermeye başlamıştı.
Gerçekten de Zakkum ağacı merkez üssü cehennem mağması olan Tuba
Ağacının bir karşılığıdır. Günümüzde Bush
hanedanlığı da tam tamına bir Zakkum ağacıdır. Süfyan ve Süfyanizm
hanedanlığına zakkum ağacı ismi verilmiştir. Ehl-i beyt dünyadaki Tuba
ağacının bir karşılığıdır. Onu hatırlatır. Onun soyundan gelenler de
Tuba ağacının meyveleri ve dallarına benzerler.
Buna mukabil, Bush ve benzeri hanedanlıklar da Zakkum ağacı gibidir ve
daima kötü meyva verirler. Ve Gore Vidal'a göre onların acı
meyvalarının etkisini kırmak yüz yılda bile mümkün olmayabilir. Baba
Bush'a kiyafetname üzerinden baktığınızda simetrik olmayan ağzıyla
adeta bir yalan makinasını andırdığını görürsünüz. Ahenksiz ve
tenasüpsüz bu ağızdan sıdk değil ancak kizp ve hile dermeyan olur ve
sudur eder. Buna ne şüphe! Oğul Bush'un
tipinden de moronluk ve yalan fışkırmaktadır. Savaş öncesinde ve
sonrasında yüzlerce hatta binlerce yalanı yakalanmış ve tescil
edilmiştir. Zeka katsayısı düşük olan bu zatın hile katsayı oldukça
yüksektir. Zaten iyilik katsayısı düşük olanların hile ve kötülük
katsayısı daha yüksek olur. Fizik ile metafizik arasında daima bir uyum
vardır. Bu uyum yorumdan da kıyafetname ilmi türemiştir. İnsanların
suretine bakarak siretini anlayabilirsiniz. Bush'lar da serapa Zakkum
ağacı olduklarından onlardan hayır sadır olmaz.
*
Amerikalı
muhalif yazar Gore Vidal da bunun yakın tanıklarından ve
takipçilerinden biridir. 'Bush'un Verdiği Zararı Onarmak 100 Yıl Alacak
(16 Haziran 2008 Pazartesi)' demektedir. Ona ne şüphe ! Kanaatime göre,
Bush'un geride bıraktığı ağır miras yüzünden Ortadoğu'da bir değil
birden fazla savaş çıkacak ve artçı depremler yaşanacaktır. Bu
kaçınılmaz gözüküyor. Fakat Bush'un iktidara gelmesinin tek bir faydası
ve tesellisi varsa ; O da tezinin yakinen iflas etmiş olmasıdır.
Demokratlara yakın olduğu bilinen Vidal "Irak'taki milyonları
barbarlıktan ben kurtardım" diyen ABD başkanına sert eleştiriler
yöneltti. POSTMODERN Amerikan edebiyatının en güçlü seslerinden olan
Gore Vidal (83), muhalif çıkışlarına bir yenisini daha ekledi. Amerikan
derin devletiyle ilgili analizleriyle de tanınan ünlü roman ve oyun
yazarı Vidal, İspanyol El Mundo Gazetesi'ne verdiği röportajda, ABD
Başkanı George W. Bush'u topa tutuyor.
Demokrat
çevrelere yakın olan ve Irak savaşına da şiddetle karşı çıkan Vidal,
"Başkan tam bir suçlu gibi davrandı; ama biz, anayasayı ihlal etme
korkusundan, onu kovma cesaretini gösteremedik" diyor hayıflanarak.
ABD'nin, "Bush'un yol açtığı zararı tamir etmesinin 100 yıl süreceğini"
öne süren Vidal, "Biz bir diktatörlükte yaşıyoruz. Medyayı kontrol eden
faşist bir hükümetimiz var" ifadesini kullandı.
*
Bush'un
görevden alınması için daha önce bir sivil toplum hareketi de başlatan
Vidal, Demokratların başkan adayı Barack Obama'nın "zeki biri" olduğunu
belirterek, "Beyaz Saray'da olması bir yenilik getirir" diye sözlerini
tamamlıyor…
Bush ise yine bildiğini okuyor. The Observer'da yayımlanan röportajında, Irak savaşından pişmanlık duymadığını söyledi. Röportajlarda
"savaşçı bir lider olarak görünmeyi hiç istemediğini" vurgulayan Bush,
bırakacağı miras hakkında ne düşündüğü sorusu üzerine, "Tarihin
kararını bekleyecek olmaktan mutluyum. Ancak ben, 50 milyon insanı
barbarca bir rejimin pençelerinden kurtarmanın, en azından dikkate
değer bir iş olduğunu düşünüyorum" diye sözlü saldırısını sürdürüyor.
İran'a sert uyarılarda bulunan Bush, görev süresi dolunca, "evrensel
değerlere" adanmış bir "özgürlük enstitüsü" kuracağını da vaat ediyor.
Bush'un kuracağı böyle bir enstitüde çalışacaklar ise Daniel Pipes gibi
Neocon kalıntıları olsa gerektir. Burada Bush' gitmesi ağacın
gitmesidir. Halbuki, aslolan Bush gibilere cesaret veren ve
hastalıklarını tatmin imkanı veren askeri sinai kompleksin
kırılmasıdır. Bush gibiler sistemden beslenmekte, güç almaktadırlar.
Dolayısıyla Bush'un gücünün kırılması yetmez asıl önemli olan Bush
gibilerin güç devşirdikleri zakkum köklü kaynağın yani bataklığın
kurutulmasıdır. Dolayısıyla Zakkum'un meyvelerinden olan Thomas
Friedman'ın dediği gibi Obama eski Amerikan rüyasını
tazeleyemeyecektir. Zaten bu bir rüya değil kabustur. Zakkum yiyenler rüya değil ancak kabus görürler. Dolayısıyla zakkumun panzehiri kükürttür.
www.mustafaözcan.com
|