Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

 

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Yeni Fatimiler Mısır'ı istiyor

Yusuf Kardavi günümüzün Abdullah Süveydi'si mesabesindedir. İranlı cihangir Nadir Şah İran'ın mezhebi hususiyetlerinden dolayı İslam dünyasına asla liderlik yapamayacağını keşfetmişti. Bundan dolayı Şia'nın usulünü ve akaid bölümüne atarak ve Ehl-i sünnete uydurarak sadece ameli yönüyle yani Caferi mezhebiyle iktifa edilmesi taraftarıydı.Buna da beşinci mezhep denilecekti.  Tarihen sabittir ki, İsna Aşeriyye Caferi Sadık'tan  sonra oluşmuştur ve İsna Aşerilik ile Caferiye arasında hiçbir bağ ve münasebet yoktur. Kanaatimce Mahmut Şeltüt de bu hususa temas etmiştir. Caferi mezhebiyle taabbüt edilebileceğini öngörerek bu yönüne atıfta bulunmuştur. Bu, tarihi kavganın toprağa gömülmesini amaçlayan iyi niyet girişiminden başka bir şey değildir. Lakin bu fetva da istismar edilmiştir. Kaldı ki, bu fetvasında Şeltüt'ün ne kadar isabet ettiği de tartışmalıdır. En azından kendi görüşüdür. Zaten Şiiler bir bütün olarak Mahmut Şeltüt'ün fetvalarını benimseyecek olurlarsa geride Şia mezhebi diye bir şey kalmaz. Sözgelimi Mahmut Şeltüt hem nüzül-ü İsa hem e Mehdi hadislerini red ve inkar etmektedir ( El-Havaric eh Haruriyyun: Dr. Ahmet Hicazi es Sakka, s: 79, Mektebetü'l Külliyat el Ezheriyye). Zaten Mehdilik meselesini çektiğinizde Şia mezhebi tepetaklak olur ve paradigması çöker. Dolayısıyla Şeltüt'e fazla bel bağlayacaklarına Ehl-i sünnet ışığında kendilerini tashihle meşgul olsunlar. Velhasıl Nadir Şah döneminde Sünni ulema adına Abdullah Süveydi ile Şii ulemayı temsilen Mollabaşı arasında derin bir münazara yapılıyor ve bu tartışmada Ehl-i sünnet galebe çalıyor. Çağımızda da Yusuf Kardavi benzeri münazaralara katılmıştır. Bunlardan birisi Rafsancani ile El Cezire Kanalı'nda yaptığı tarihi tartışmadır. Bu tartışmanın muhassalasını Süveydi el Hucec el kat'iyye kitabında ortaya koymuştur.

*

   Huveydi, Ahmet Kemal Ebu'l Mecd ve Muhammed Selim Avva gibi kimileri Kardavi'nin bu meseleyi büyüttüğü görüşündedir. Halbuki kimilerine göre bardak taşmış ve Yusuf Kardavi Şii yayılmacılığı tehlikesi karşısındaki uyarısında geç bile kalmıştır. Kimileri İslam dünyasının gayet zor bir dönemden geçtiğini ve dolayısıyla böyle nazik bir dönemde tali kavgaların bırakılmasını istiyorlar ve bu meselenin gündemle getirilmesine karşı çıkıyorlar. Anlamadıkları husus şudur: Şia'nın ve onu temsilen İran devletinin bu nazik durumu ve zamanı altın fırsat olarak görmesi ve değerlendirmesidir. Hadise bundan ibarettir. Şiileştirme faaliyetlerine gelecek olursak: Saddam sonrası ABD ile işbirliği yoluyla Şii kesimler Irak'ı siyaseten Şiileştirmişler ve bunun sonucunda Irak'ta yüzyıllardır hüküm ferma olan denge ortadan kalkmıştır. 1917 ile 1920 arasında İngilizlere karşı başkaldırıyı ve Sevretü'l İşrin'i birlikte gerçekleştiren Şiiler ve Sünniler Amerikan işgali karşısında ise ayrılığa düşmüşlerdir. Neden? Nedeni Şiileri yeniden politize eden İran devrimlidir. İran devrimi Ortadoğu'daki bütün menfi gelişmelerin odağındadır. İran devrimi olmamış olsaydı ne Irak-İran savaşı gerçekleşir en azından 8 yıl sürerdi ne de işgal sonrasında Şii ve Sünniler birbirine düşerdi. Bugün İran'dan Lübnan'a kadar yaşanan Sünni-Şii gerilimin merkezinde ve temelinde İran devrimi vardır. İran devrimi hem Şiiliği hem de Persliği yeniden ihya eden dini ve milli bir devrimdir. Ali Mirani gibilerin ve birçok Arap yazarın iştirak ettiği husus Şiiliğin milli bir İran mezhebi olduğudur. Hatta Valı Nasr Şahbanu ile Hazreti Hüseyin'in evliliğini şöyle tanımlar :" Seymbolizes the marriage between Iran and Shiism" Yani İran ile Şiiliğin izdivacını sembolize etmektedir. Bu da başka bir cihetle ve dolaylı olarak Şiliğin İran'ın milli mezhebi olduğunu teyid eder ( The Shia Revival, Vali Nasr, s: 63).

Şia'nın ateşi siyasettedir ve Ayetullah Humeyni bu ateşi yeniden yakmıştır.

*

Gelelim Kardavi'nin iddialarının zayıflığına. Bunun doğru olmadığına dair Abdulhalim Avis bir kısmı kendi müşahedatı olan şu hususları aktarır :" Çok samimi bir Iraklı dostum anlattı. Irak'ta Şii ölüm mangaları tarafından öldürülmüş 120 sünninin dosyasını ve buna dair belgeleri bizzat İran'a giderek İranlı yetkililere teslim ettim; umulur ki yandaşlarını uyarır da ; bu gibi tüyler ürperten vahşet örnekleri son bulur. Ben de tarihe tanıklık olarak şunu  söylüyorum : 15 yıl kadar önce Cezayir'de İslam Düşüncesi Buluşmalarında Muhammed Gazali, Yusuf Kardavi ve dönemin Cezayir Din İşleri Başkanı Abdurrahman Şeyban ( şu an Cemiyetü Ulema'il Müslimin lideri) baş başa vermişler ve teşeyyü ve Şiileştirme tehlikesi karşısına alınabilecek tehditleri görüşüyorlardı. Cezayir'deki Şiilik faaliyetlerinin önünün alınması için aralarında istişare ediyorlardı,,," Bilindiği gibi Cezayir bağımsızlığını kazandıktan sonra Şeyh Muhammed Gazali Konstantine İslam Akedemisi'nde uzun yıllar dersler vermişti. Avis sözlerine şöyle devam ediyor :" Bugün Şiilik Komor Adaları ahalisini ve hükümetini silip süpürüyor ve önüne katmış gidiyor. Yemen'de Saade'li Zeydilerin Kum veya benzeri medreselere giderek İsna Aşeri doktrini almaları gibi Komor Devlet Başkanı da İran medreselerinde eğitim görmüş ve onların tezgahından geçmiştir. Bugün Mısır'ın önemli şehirlerinden Zekazik'e bağlı Ebu Hammad bölgesi teşeyyü faaliyetlerinin odağı haline gelmiştir. Salah Ebu ismail'in talebelerinden teşeyyü etmiş  Tarık Yusuf bölgedeki Şiileştirme faaliyetlerini yürüten isimdir . Zekazik'dan sonra Mansura'da da eski İhvan mensubu Ahmed Rasim Nefis de Şiiliğe girmiş ve Şiiliğe girmekle kalmamış  bütün Mısır'ı da da Şiiliğe çağırıyor. Şiiliğin eski kalesi olarak kabul ettiği Mısır'ın da tümden şiileştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Mısır'daki Alevi eğiliminin kadim ve köklü olduğunu ileri sürmektedir. Hatta daha da ileri giderek Mısırlıların Hazreti Osman'ın katli (şehadeti) şerefine nail olduklarını söylemiştir. Halbuki bu şerefe (şerefsizliğe) nail olanlar Mısırlılar değil bir takım göçmen kabilelerdir. Kardavi'nin ısrarları sonucunda 14 Ekim 2008 tarihinde toplanan Müslüman Alimler Birliği bir takım kararlar almış ve bunu İran'a tebliğ etmiştir. Bu kararlar çerçevesinde peygamberimizin arkadaşlarına ve eşlerine hürmet edilmesi luzumu hatırlatılmıştır. Keza Müslümanın kanının her yerde olduğu gibi Irak'ta da haram olduğu ifade edilmiş ve sünnilerin öldürülmesinin önüne geçilmesi istenmiştir. Sünni bölgelerde Şiileştirme faaliyetlerine derhal son verilmesi de talepler arasında yerini almıştır. Bunun dışında azınlık haklarına hürmet babından sistematik bir şekilde aşağılanan İran Sünnilerinin haklarına riayet edilmesi de istenmiştir. İran'dan bunları uygulaması istenmektedir. Top şimdi İran'ın sahasındadır. Bakalım yine ipe un sermeye devam edecek mi ? ( Eş Şeyh Kardavi ve emanetü'l mebde, Abdulhalim Avis, El-Mısriyyun 24/10/2008)…"

 Demek ki Kardavi'nin söyledikleri delilsiz değil. İran'ın Kirfez ülkelerinde oludğu gibi ısır gibi ülkelerde de beşinci taburu  bulunmaktadır.

 
 

 

 

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye