Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Obama şimdiden kaybetti mi ?

Demokratlar genelde gök kuşağı olarak görülürler. Havzalarında ve havuzlarında her renkten ve sınıftan insanı  barındırırlar ve dolayısıya toplumsal barışın hizmetinde olan bir partidir. Ama çözülme dönemlerinde bu özelliği barışa değil daha ziyade kamplaşmaya hizmet edebilir.  Keza Demokratlar dış politikada da  yumuşak gücü temsil ederler. Bundan dolayı iki Cumhuriyetçi başkandan sonra bir Demokrat başkanın Beyaz Saray'a yerleşmesi genelde herkes açısından bir şanstır.  Hem dünya hem de ABD açısından teneffüs devresi gibidir. Zira Cumhuriyetçi başkanlar iktidarları döneminde hem dünyayı hem de ülkelerini oldukça yorarlar. Bundan dolayı aslında Bush'un sakil iki döneminin ardından başta Amerikan halkının da dünyanın da Demokrat asıllı bir başkana ihtiyacı vardı. Bununla birlikte, iki nedenden dolayı Beyaz Sarayın yeni sakininin Demokrat Partili olması zor görünüyor. Bunlardan birisi Bush'un geride bıraktığı sakil miras ve gerilim atmosferidir. Krizler her zaman Cumhuriyetçilerin ekmeğine yağ sürmektedir. Nitekim, Gürcistan krizi genç ve dinamik Obama karşısında ihtiyar ve yaşlı McCain'i yeniden canlandırmıştır. Cumhuriyetçiler kaybettiklerini anladıkları anda manipülasyona ve kriz politikasına başvuruyorlar. Bundan dolayı çeşitli komplo iddiaları vardır. Buna göre, Gürcistan meselesi başlı başına yeniden Beyaz Saray'ı kazanmak isteyen ve kaybetmekten çekinen Cumhuriyetçilerin bir tertibidir. Obama'nın şansını azaltan ikinci neden de Cumhuriyetçilerin atakları olmayıp bilakis Demokratların kendi kusurlarıdır. Amerikan toplumunun an azından siyasi yelpazede marjinal addedilen kesimlerini temsil eden bir kadın aday ile bir siyah adayın kıyasıya rekabetidir. Kimileri bunda da Cumhuriyetçilerin parmağını aramışlardır. Cumhuriyetçilerin parmağı olmasa bile bu tablonun Cumhuriyetçilerin işine yarayacağı kestirilebilmek için kahin olmaya gerek yok. Bir kadın ile bir siyah aday adayı kendi aralarında keskin ve keskin olduğu kadar da yıpratıcı bir rekabete giriştiler. Bu rekabet havasından geride kalan olumsuz tortuları takım arkadaşlığı kurarak telafi edebilirlerdi. Bu seçmenin güvenini tazelerdi. Bu da olmamıştır. Hillary yerine Obama yaşlı Biden'ı tercih etmiştir.   

Bu yanlış tercihten dolayı şimdi kimileri ciddi ciddi şimdiden lehte yeni sürprizgelişmeler olmazsa  ( McCain'e yönelik skandallar gibi ) Obama'nın Beyaz Saray yarışı kaybettiğine dair bahse giriyorlar. Bunu üç nedene bağlıyorlar.  

Birincisi: Obama kaybedecektir zira yeteri kadar Amerikalı değildir ve Amerikan değerlerini temsil etmemektedir. Bu sadece Obama'nın deri rengiyle de alakalı bir durum değildir. Neticede WASP'ın dışından gelmektedir. Onun ötesinde İslamiyetle geçmişe şöyle veya böyle bağlantıları olmuştur. Eski papazı ise Bin Ladin'den daha keskin bir Amerikan düşmanıdır.   

İkincisi : Obama kaybedecektir zira azımsanmayacak bir oya ve kadın kitlesi desteğine haiz olan Hillary'yi dışlamış ve onun destek kitlesinden şu veya bu miktarda mahrum olmuştur.

Üçüncüsü : Takım arkadaşı olarak senatör Biden'ı seçmiş olmasıdır. Biden bir takım meziyetleriyle birlikte bir takım kusurları da olan bir şahsiyettir. Mesela onan hoş özelliklerinden birisi zeki ve nüktedan birisi olmasıdır. Bununla birlikte, bu huylarını veya özelliklerini gölgeleyen başka özelliklere de sahiptir. Mesela ağır sözlü veya açık sözlü olması bunlardandır. Bu diplomatik bir dile haiz olmadığı anlamına geliyor. Bir başka özelliği de intihalci olması ( Mr Biden's plagiarism of Neil Kinnock did not much matter in 1987 and does not matter at all now.). kimi Demokratlara ve bazı yazarlara göre Obama'nın takım arkadaşı Biden'ın varlığıyla yokluğu birdir. Obama'nın kampanyasına bir katkısı olması şöyle dursun zarar verme ihtimali bile vardır. Katolik aidiyetinin Katolik oylarının akışına katkıda bulunacağı tezi de pek isabetli bulunmamaktadır. ABD açısından ismi yıpranmış bir politikacıdır ( The Times, William Rees-Logg, August 25, 2008 : Biden is no threat to Obama - but no asset. In rejecting Hillary Clinton for a politician with a murky record, the presidential candidate may have lost the White House.)

Velhasıl Biden içeride ve dışarıda tükenmiş bir politikacıdır.  Türkiye gibi bir müttefike bile tehdit diliyle konuşması onun Neocon uslubunu ortaya koymaktadır. Ecevit'e,'Kıbrıs'tan askerinizi çekmezseniz size zırnık yardım yok' babından sözler sarfetmiştir.

Kaanatimce üçüncü dönem de Cumhuriyetçiler iktidarda kalırsa bu sancılı olmakla birlikte dünya açısından daha hayırlı olacaktır. Cumhuriyetçi politikaların  kesintisiz bir şekilde sonuna kadar dibe vurması dünyanın hayrınadır.  Bu durumda, Neocon politikaların ilanihaye 'keskin sirke küpüne zarar' misali iflas ettiğini görebileceğiz.  ABD toparlana zamanı bulamayacaktır. Obama gelse içeride kutuplaşma olacak ve ABD sosyal ve siyasi gerilim odağı haline gelebilecektir. Fakat dışarıda toparlanma süreci yaşayabilecektir. Cumhuriyetçiler gelirse de Bush'un gerilettiği Amerika daha aşağı kümelere düşebilecektir. En azından heybeti ve gücü daha da sarsılacak ve yeni aktörlerin küresel bazda yerlerini almasını kolaylaştıracak ve buna imkan verecektir. ABD saldırganlığıyla başkalarının önünü açıyor.  İşte tam bu sırada İslam dünyası yeni bir çıkış yapmalıdır. Bunun için de yeni siyasi kuşaklara ve aktörlere ihtiyaç var.

www.mustafaözcan.com

 

Mustafa Özcan

www.MustafaÖzcan.com

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

MUGETRON

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye