Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

 

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Nirvana'ya yolculuk

Önce yazımıza konuyla ilgili küçük bir alıntıyla başlayalım :"

Tüm dünyanın merakla beklediği, "yüzyılın deneyi" başarıyla başladı. Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi CERN'de dün TSİ 10:26'da ilk proton hüzmesi 3.8 milyar dolara malolan "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHS)" adlı dev makineye başarıyla gönderildi.

Deneyin yapıldığı LHS, Fransa-İsviçre sınırında Cenevre yakınlarındaki Alp dağlarının 150 metre aytında yer alan 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirilmişti. İlk hüzme, sıcaklığın sıfırın altında 271.3 derece olduğu tünelde, saat yönünde hareket etti. Öğleden sonra yapılan deneylerde de, başka bir proton hüzmesi, bu kez saat yönünün tersinde, tüneli baştan başa dolaştı. Bilimadamları, ilk olarak protonları iki yönde de ışık hızına yakın bir hıza çıkaracak. Bir kaç ay içinde de, bu protonlar birbirlerine zıt yönden aynı anda tünele gönderilecek. Ve birbirleriyle çarpıştırılacak. Böylece, uzmanlar, evrenin oluşumuna neden olduğuna inanılan 14 milyar yıl önce gerçekleşen "Büyük Patlama"yı (Big Bang) daha iyi anlama şansı bulacak. Ancak birçok bilimadamı da, çarpışma sırasında kara deliklerin ortaya çıkacağını ve dünyayı yutabileceğini iddia ediyor…"

 İsviçre ile Fransa arasındaki ara bölgede yer alan CERN adlı devasa araştırma merkezinde faaliyete geçen ve çalışmaları 10 ile 20 yılı kapsayacak ve Türkiye'den İsrail'e kadar binlerce bilim adamının yer aldığı muazzam deney tüpü ilmin yeni sınırlarını da çizecek. Nasıl olur demeyin ? İnsanoğlu olarak henüz maddeyi tanımanın kıyısındayız. İçinde yaşadığımız halde madde ile ilişkimiz denizle balığın ilişkisinden öte değil. "Ol mahiler ki deniz içredürler denizi bilmezler" tarzına bir ilişki.  İnsanoğlu daha maddenin yapısını keşfedebilmiş değil. Bazı pozitivist fizikçiler madde-enerji dönüşümü tekerlemesinde kalmış durumdalar. Onlarınkisi felfesenin tartıştığı tavuk-yumurta ilişkisi tartışmasının bir benzeridir. Maddenin yapısın bilmediğimiz gibi içinde yaşadığımız muazzam zaman nehri veya okyonusu da bilmiyoruz. Makro alem veya kozmoğrafya bizim gözümüzü büyülemiş durumda. Halbuki mikro alem de makro alem kadar büyük ve devasa. Onun büyüklüğü derinliğinde.  Saniyenin içinde milyarlarca saliseler ve ötekiler var. Dolayısıyla zamanın öteki boyutlarını tam olarak bilmiyoruz. Ve insanlık Bing Bang teorisini LHS deneyimiyle birlikte laboratuvar ortamında yeniden keşfetmeye hazırlanıyor. İlk patlamadan sonra 3 saniye içinde neler olup bittiğini merak ediyor. Dolayısıyla zaman içinde sonsuz kareler var. Ama eskilerin "hala" dedikleri kainat boşlukta mı seyrediyor yoksa kara madde veya esir maddesi gibi maddelerle mi dolu ? Kara madde veya kayıp madde keşfedildiğinde ise 'hala' veya uzay boşluğu teorisi çöpe gidecek. Bu çöpe gidince yüzyıllardan beri tartışılan felsefede 'hala' var mıdır yok mudur tartışamsı da sona erecektir ? Doğrusu, CERN'deki deneyim üzerinden yapılan madde içi yolculuk bizi madde ötesine mi götürecek ? Bundan dolayı bilim adamları kadar dünya da olayı ilgiyle ve bazen de deneyin ortaya çıkaracağı kara deliklerin dünyayı yutması ihtimali nedeniyle kaygıyla izliyor. Ama ilk deneyim şimdilik kaydıyla bu korkuların yersiz olduğunu ve kıyametin CERN üzerinden kopmayacağını gösteriyor. CERN de makro alem ile mikro alem asındaki bağlantının sırları yeniden keşfedilmeye çalışılıyor. Madde-enerji ilişkisi zaman mekan münasebeti anlaşılmaya ve aydınlatılmaya çalışılıyor.

*

 Bu özelliklerinden dolayı CERN'deki LHS deneyimi bir şekilde Kutsal Kase'yi bulma yolculuğu olarak da adlandırılıyor. Netice itibarıyla, deney fiziki de olsa bizi metafiziki sonuçlara götürüyor. Bundan dolayı bu kainatın en büyük deneyi kimilerine göre Om'a kimilerine göre Nirvana'ya bir yolculuk. Maddi alemden madde ötesine bir yolculuk. Bu yolculuk sırasında aranan sırlardan birisi de ilahi parçacık ( God particle). Aslında buradaki ilahi parçacık ifadesi insanları yanıltmamalı. İlahi ihsan anlamında enerjiye kütle kazandıran bir parçacık. Şimdi insanlak CERN de bu parçacığın izini sürüyor. Bilindiği gibi İslam hikemiyatında ve düşüncesinde insan mikro bir kainattır. Kainat da makro bir insandır. Bu açıdan bakıldığında ilahi çiple veya parça ile insanda bulunduğu ifade edilen kuyruk sokumu (acbu'z zeneb) birbirine ne kadar da benziyor. Kainatın kare köküne ilahi parça denilebileceği gibi insanın kare köküne de acbu'z zeneb denilmektedir. Dolayısıyla mikro alem ile makro alem birbirine çok benziyor. Aralarında tenasüp var.  Dolayısıyla kainatta hiçbir şey küçük değil. Birisi derinlemesine büyük diğeri afaki olarak büyük. Bundan dolayı İmam-ı Ali'ye atfedilen şu söz ne kadar da yerindedir:" Sanırsın ki küçük bir cisimsin. Halbuki bütün kainat sende dürülmüştür…" Bundan dolayı zerreye yaratan ancak  kainatı yaratabilir ifadesi nasıl doğruysa bunun makus önermesi olan kainatı yaratan ancak zerreyi yatarabilir önermesi de aynen doğrudur. Kainat bütün parçaları ve azalarıyla birbirine ağlıdır. Dolayısıyla mikrosunda ve makrosunda ancak tek bir el tasarruf edebilir. Kainatın başlangıcı da sonu da tek bir yaratıcıya işaret ediyor. CERN kainatın başlagıcını keşfe doğru bir yolcuğa çıktı ve bu yolculuk onu kainatın sonu ile ilgili bilgilere de götürecektir. Bu da hissettiğimiz ama ifade edemediğimiz derinlikleri gözlerimizin önüne serecektir.

www.mustafaözcan.com

 

Mustafa Özcan

www.MustafaÖzcan.com

 
 

 

 

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye