|
Nirvana'ya yolculuk
Önce yazımıza konuyla ilgili küçük bir alıntıyla başlayalım :"
Tüm
dünyanın merakla beklediği, "yüzyılın deneyi" başarıyla başladı. Avrupa
Nükleer Araştırmalar Merkezi CERN'de dün TSİ 10:26'da ilk proton
hüzmesi 3.8 milyar dolara malolan "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHS)"
adlı dev makineye başarıyla gönderildi.
Deneyin
yapıldığı LHS, Fransa-İsviçre sınırında Cenevre yakınlarındaki Alp
dağlarının 150 metre aytında yer alan 27 kilometre uzunluğundaki bir
tünele yerleştirilmişti. İlk hüzme, sıcaklığın sıfırın altında 271.3
derece olduğu tünelde, saat yönünde hareket etti. Öğleden sonra yapılan
deneylerde de, başka bir proton hüzmesi, bu kez saat yönünün tersinde,
tüneli baştan başa dolaştı. Bilimadamları, ilk olarak protonları iki
yönde de ışık hızına yakın bir hıza çıkaracak. Bir kaç ay içinde de, bu
protonlar birbirlerine zıt yönden aynı anda tünele gönderilecek. Ve
birbirleriyle çarpıştırılacak. Böylece, uzmanlar, evrenin oluşumuna
neden olduğuna inanılan 14 milyar yıl önce gerçekleşen "Büyük
Patlama"yı (Big Bang) daha iyi anlama şansı bulacak. Ancak birçok
bilimadamı da, çarpışma sırasında kara deliklerin ortaya çıkacağını ve
dünyayı yutabileceğini iddia ediyor…"
İsviçre
ile Fransa arasındaki ara bölgede yer alan CERN adlı devasa araştırma
merkezinde faaliyete geçen ve çalışmaları 10 ile 20 yılı kapsayacak ve
Türkiye'den İsrail'e kadar binlerce bilim adamının yer aldığı muazzam
deney tüpü ilmin yeni sınırlarını da çizecek. Nasıl olur demeyin ?
İnsanoğlu olarak henüz maddeyi tanımanın kıyısındayız. İçinde
yaşadığımız halde madde ile ilişkimiz denizle balığın ilişkisinden öte
değil. "Ol mahiler ki deniz içredürler denizi bilmezler" tarzına bir
ilişki. İnsanoğlu daha maddenin yapısını
keşfedebilmiş değil. Bazı pozitivist fizikçiler madde-enerji dönüşümü
tekerlemesinde kalmış durumdalar. Onlarınkisi felfesenin tartıştığı
tavuk-yumurta ilişkisi tartışmasının bir benzeridir. Maddenin yapısın
bilmediğimiz gibi içinde yaşadığımız muazzam zaman nehri veya okyonusu
da bilmiyoruz. Makro alem veya kozmoğrafya bizim gözümüzü büyülemiş
durumda. Halbuki mikro alem de makro alem kadar büyük ve devasa. Onun
büyüklüğü derinliğinde. Saniyenin içinde
milyarlarca saliseler ve ötekiler var. Dolayısıyla zamanın öteki
boyutlarını tam olarak bilmiyoruz. Ve insanlık Bing Bang teorisini LHS
deneyimiyle birlikte laboratuvar ortamında yeniden keşfetmeye
hazırlanıyor. İlk patlamadan sonra 3 saniye içinde neler olup bittiğini
merak ediyor. Dolayısıyla zaman içinde sonsuz kareler var. Ama
eskilerin "hala" dedikleri kainat boşlukta mı seyrediyor yoksa kara
madde veya esir maddesi gibi maddelerle mi dolu ? Kara madde veya kayıp
madde keşfedildiğinde ise 'hala' veya uzay boşluğu teorisi çöpe
gidecek. Bu çöpe gidince yüzyıllardan beri tartışılan felsefede 'hala'
var mıdır yok mudur tartışamsı da sona erecektir ? Doğrusu, CERN'deki
deneyim üzerinden yapılan madde içi yolculuk bizi madde ötesine mi
götürecek ? Bundan dolayı bilim adamları kadar dünya da olayı ilgiyle
ve bazen de deneyin ortaya çıkaracağı kara deliklerin dünyayı yutması
ihtimali nedeniyle kaygıyla izliyor. Ama ilk deneyim şimdilik kaydıyla
bu korkuların yersiz olduğunu ve kıyametin CERN üzerinden kopmayacağını
gösteriyor. CERN de makro alem ile mikro alem asındaki bağlantının
sırları yeniden keşfedilmeye çalışılıyor. Madde-enerji ilişkisi zaman
mekan münasebeti anlaşılmaya ve aydınlatılmaya çalışılıyor.
*
Bu
özelliklerinden dolayı CERN'deki LHS deneyimi bir şekilde Kutsal
Kase'yi bulma yolculuğu olarak da adlandırılıyor. Netice itibarıyla,
deney fiziki de olsa bizi metafiziki sonuçlara götürüyor. Bundan dolayı
bu kainatın en büyük deneyi kimilerine göre Om'a kimilerine göre
Nirvana'ya bir yolculuk. Maddi alemden madde ötesine bir yolculuk. Bu
yolculuk sırasında aranan sırlardan birisi de ilahi parçacık ( God
particle). Aslında buradaki ilahi parçacık ifadesi insanları
yanıltmamalı. İlahi ihsan anlamında enerjiye kütle kazandıran bir
parçacık. Şimdi insanlak CERN de bu parçacığın izini sürüyor. Bilindiği
gibi İslam hikemiyatında ve düşüncesinde insan mikro bir kainattır.
Kainat da makro bir insandır. Bu açıdan bakıldığında ilahi çiple veya
parça ile insanda bulunduğu ifade edilen kuyruk sokumu (acbu'z zeneb)
birbirine ne kadar da benziyor. Kainatın kare köküne ilahi parça
denilebileceği gibi insanın kare köküne de acbu'z zeneb denilmektedir.
Dolayısıyla mikro alem ile makro alem birbirine çok benziyor.
Aralarında tenasüp var. Dolayısıyla kainatta
hiçbir şey küçük değil. Birisi derinlemesine büyük diğeri afaki olarak
büyük. Bundan dolayı İmam-ı Ali'ye atfedilen şu söz ne kadar da
yerindedir:" Sanırsın ki küçük bir cisimsin. Halbuki bütün kainat sende
dürülmüştür…" Bundan dolayı zerreye yaratan ancak kainatı
yaratabilir ifadesi nasıl doğruysa bunun makus önermesi olan kainatı
yaratan ancak zerreyi yatarabilir önermesi de aynen doğrudur. Kainat
bütün parçaları ve azalarıyla birbirine ağlıdır. Dolayısıyla mikrosunda
ve makrosunda ancak tek bir el tasarruf edebilir. Kainatın başlangıcı
da sonu da tek bir yaratıcıya işaret ediyor. CERN kainatın başlagıcını
keşfe doğru bir yolcuğa çıktı ve bu yolculuk onu kainatın sonu ile
ilgili bilgilere de götürecektir. Bu da hissettiğimiz ama ifade
edemediğimiz derinlikleri gözlerimizin önüne serecektir.
www.mustafaözcan.com
|