|
İlhan Selçuk ve vaftiz sırasını bekleyenler....
Corriere delle Sera gazetesinin yayın yönetmen yardımcısı Mısır
asıllı Magdi Allam sonunda ait olduğu yere kavuştu. Alayı vala ile Papa
16'ıncı Benediktus tarafından vaftiz edildi. Eskilerin deyimiyle bu
hadise ale'l ade bir hadise değil. İslam'dan intikam almak ve hatta
Müslümanları kışkırtmak maksadryla yapılmış planlı bir adım. Kaide'nin
Papalığı yeni bir Haçlı savaşının parçası olarak göstermesinden iki gün
sonraya denk gelmesi de hiç tesadüf değil. Bilakis planlı ve programlı
bir saldırı. Papa bunu hep yapıyor. Dolayısıyla geçenlerde altyapısı
kurulan Müslüman ilim ve fikir adamları ve kanaat önderleriyle biraraya
gelme planı da gözboyamadan ibaret kalıyor. Ateizmin ötesinde İslam
düşmanı ve provokatör olan Oriana Fallaci ile görüşmesi ve onunla
kutsal olmayan bir ittifaka girmesi de Papa'nın tiynetini ve
zihniyetini tamamen ortaya sermiş idi. Dolayısıyla Mısırlı İslam
düşmanı Papaz Zekeriya Petros'dan hiç geri kalır tarafı yok. Eskiler
bunlar için ne güzel dokundurmuşlar : Labisi libasi katrani ve hamili
asayı şeytani. Gerçekten de bunlar şeytanın şakirdi ve onun
bayraktarlığını yapıyorlar. Ve Papa 16'ıncı Benediktus 11 Eylül Bush
rejiminin de bir parçasıdır. Regensburg'daki konuşması da bu durumda
hala geçerliliğini koruyor. Oriana Fallaci ile görüşmesi ardından Bin
Ladin'in kasetinden hemen sonra Magdi Allam'ın vaftiz törenini idare
etmesi hiç tesadüf değil. Bu vaftiz töreni, Müslümanları kışkıtmamak
için daha alt seviyede ve daha centilmence yapılabilirdi. Papa işi
alaniyete dökerek ve töreni en üst perdeden icra ederek ve Vatikan'ın
eski teamüllerini yıkarak iki önemli mesaj vermiştir. Bunlardan birisi
İslam düşmanı olması, ikincisi de İsrail atraftarı olmasıdır. Zira
vaftiz ettiği kişi ale'l ade bir kişilik değildir. Zaten önceden de
İslam'la bir bağlantısı yoktu. Ama Müslümanlara nefret kusarken
İsrail'e de sonuna kadar sahip çıkmıştır. Dolayısıyla onun vaftiz
merasimi adı altında kutsanması başlıbaşına bir İslamfobik eylem ve
durumdur. Cürümdür. Dolayısıyla fırıldak iki yüzlü papayla diyalog adı
altında görüşme yapmak İslam'ın kudsiyetine halel getirmek ve
hakarettir. Kepazeliktir. Ayrıca Allam'ı vaftiz ederek Papa Karl
Marks'in durumuna düşmüştür. Kehaneti geri tepmiştir. Papa katolik
kadınların Müslüman erkeklerle zinhar evlenmemelerini aksi taktirde
Müslümanlığa devşirileceklerini söylemişti. işte bu kehanet aksiyle
sonuç vermiştir. Önce İngiltere'nin komunist bir sisteme geçeceğini
öngören Karl Marks'ın bu kehanetinin Rusya'da çıkması durumu gibi. Zira
Allam önce bir katolik okulunda okumuş (Salesian Catholic Mektebi)
bununla da kalmamış hazret katolik bir eşle evlenmiş ve sonuçta
yürüdüğü yol onu Katolikliğe kadar götürmüş. Mevlana'nın yolunu şaşıran
Horasanlı bir hacıya nasihatı gibi:" Ey hacı bu yol seni Hicaz'a değil
Türkistan'a götürür. Agah ol! yolunu değiştir..." Değiştirmeyince
sonunda yol kendi menziline götürmüştür. Kabahat yolda değil bu yola
düşendedir.
Magdi Allam bana yine Mısırlı olan adaşı Fuad Allam'ı
hatırlattı. O, Müslüman Kardeşler avcısıydı. Magdi Allam da Hamas
avcısıydı ve Hamas düşmanlığı kendisini Vatikan'a kadar taşımıştır.
Vaftiz töreninden sonra bazı İtalyan gazetelerine şu yollu konuşmuş
:"Ruhum obscurantizm/irtica bataklığından ve karanlığından kurtuldu.
Yine yalanı meşrulaştıran, ikiyüzlülüğü ve ölüme götüren şiddeti,
cinayet ve intiharı ve tiranlığa karşı körü körüne bağlılığı onaylayan
ve kutsayan ideolojiden ruhum ebedi olarak kurtulmuştur..." Buna
mukabil. Allam, İsrail'i koyacak yer bulamıyor. Yere göğe sığdıramıyor.
İsrail yaşam felsefesi ve yaşama pradigmasını temsil ederken İslam ölüm
dansı gibiymiş ve ölümün soğuk yüzünü temsil ediyormuş. Daha neler!
Adam bir de İslam'dan dönmüş. Bu da kurmaca bir tezgah. Adam hayatının
hiçbir gününde Müslüman olmamış ki, dönsün ! Kendi ifadesiyle ne bir
gün oruç ne bir gün namaz kıldım diyor. Ömer Hayam gibi veya Bektaşi
tiplemesi gibi yaşamış ve sonunda tutmuş olduğu yol onu kaçınılmaz
olarak Vatikan'a götürmüş. Zaten tersi şaşırtıcı olurdu. Mevlana'nın
Horasanlı hacıya tembih ettiği gibi o yol zaten Kabe'ye gidecek değildi
ki ! İslam düşmanı vaftiz oluyor fatura nedense yine İslam'a ve
Müslümanlara çıkıyor. Zaten adam Viva Israele/ Long Live Israel yani
yaşasın İsrail diye bir kitap da yazmış. Guya bu kitabı Hamas
yanlılarından aldığı tehditler üzerine kaleme almış. Feministlerden
tehdit alsaydı kadın düşmanı mı kesilecekti ? Ve bizdeki paranoyak
İslam düşmanı tipler gibi İtalya'daki bütün Müslümanların Hamas yanlısı
ve onunla irtibatlı olduğunu söylüyor. Aslında bir taraflara
gammazlıyor ve ihbar ediyor. Müslüman muhbiri sonunda zünnarını
kuşanmış. Başka daha ne olsun ki ! Nazarında İsrail'e toz kondurmak
bile suç. Bakanlarından veya yardımcılarından birisi soykırımdan
bahsettiği halde.
Evet bizde de Allam gibi vaftiz olma sırasında kuyruk
bekleyenler o kadar çok ki. Bunlar kimler ? İslam'a sataşan bilumum
kalem erbabı. Sözgelimi, son günlerde bazı sistemlerin 'son gülü'
denmeye aday adı Ergenekon'la gündeme gelen İlhan Selçuk 11 Ocak 2008
tarihli " Kur'an Yahudileri nasıl görüyor ?" diye bir yazı kaleme
almış. Yazı Corriere delle Sera sayfalarından fışkırmış gibi. Yazarı da
sanki Magdi Allam. Zaten İlhan Selçuk abi (yaşı itibarıyla abi de
deniliyor zahir) diğer Allam, Fuad Allam'a da çok benziyor.
İstihbaratta İhvan'la mücadele masasında görevliyken ( Seyyid Kutup'un
eniştesi Kemal Senaniri'yi işkence ile öldürdüğü de rivayet edilir)
emekli olduktan sonra da Vural Savaş tarzı savcılar gibi boş durmamış
ve görevini yazarak sürdürmüştür. Zannederim Nilgün Cerrahoğlu da Magdi
Allam'ı yakından tanıyor ve aynı kaygıları paylaşıyordur. Konya Selçuk
Üniverrsitesi eski hocalarındran Şahin Filiz de İsrail'e gittikten
sonra başörtüsünün Yahudi geleneğinin bir parçası olduğunu keşfetmiş ve
bu bağlamda makaleler yazmaya başlamıştır. Bu hazretler de Allam'ın
yolundan yürüyorlar birgün yolları Vatikan'da keşismesin!...Bizden
söylemesi. İbra-yı zimmet babından sakın uyarmadı demesinler...
www.mustafaözcan.com
|