Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Fikirler

Biyografi

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Geleceği keşfedenler

Biz sadece kerameti deruni keşfe bağlarız. Halbuki içe doğuş ve keşif ile gelecekten haber vermek nasıl bir keramet ise sosyal olayları ve fiziki olayları çözerek sünnetullahın dilini keşfetmek de aslında aynı derecede ve hatta daha fazla kerametvari bir olaydır. Belki en büyük keramettir. Bu itibarla, sünnetullahı yani sosyal ve fiziki kanunları keşfedenler en büyük keramet sahibidirler. Bu anlamdaki, keramete haiz olmak için şahsi dindar olmaya gerek de yoktur. Kainatın esrarengiz dilini çözmekle alakalıdır. Bu itibarla, kerametullahın bir kerameti varsa sünnetullahın da bir kerameti vardır. Birisi kesbi diğeri de vehbidir. Belki yer yer her ikisi de vehbi ve kesbi olabilir. Sünnetullyahı keşfeden İslam alimleri tarih boyunca Batı'yı aydınlatmışlardır. Edison gibi lambayı keşfedenler de dünyayı aydınlatmışlardır.

Bu anlamda Nixon bir İbni Rüşd hayranıydı zira Batı'nın aydınlanmaya onun yoluyla ulaştığına inanıyordu. Buna mumasil, Reagan da İbni Haldun hayranıydı. Amerikan politikaları da hala Reaganizm ekseni üzerinde seyrediyor. Reagan neden İbni Haldun'a hayrandı ? Zira İbni Haldun sünnetullahı keşfeden önemli ilim adamlarından birisiydi. Sosyolojinin ve ilmi içtimaiyatın kanunlarını keşfetmişti. Bu özelliği de Reagan gibilerini hayran bırakmıştı. Haziran 2006'da yapılan İbni Haldun Sempozyumunda bu meseleyle alakalı ilginç detaylar aktarıldı. İbni Haldun Sempozyumu'nda, 'İbni Haldun'un İktisat Teorisi bağlamında Milletlerin Yükselişi ve Çöküşü' başlıklı bir bildiri sunan Selim Cafer Karataş'ın değindiği bir ayrıntı Prof. Dr. Ahmet Arslan'la tartışmasına yol açmıştı. Karataş, bildirisini sunarken ABD'nin eski başkanlarından Ronald Reagan'ın İbni Haldun'un Mukaddime'sini okuduğunu, onun özellikle devletlerin güçlü dönemlerinde az vergi aldıklarını, çöküş dönemlerinde ise vergilerin yükseldiği yolundaki tezinden etkilendiğini, hatta görevi Clinton'a devrederken İbni Haldun okumasını tavsiye ettiğini söyledi. Karataş, Arslan'ın ciddiye almadığı bu bilginin kaynaklarını da gösterdi. Karataş'ın yine Prof. Dr. Arslan tarafından eleştirilen bir iddiası da, İbni Haldun'un Mukaddime'de, istanbul'un fethedileceğini, fetihten çok önce haber verdiğine dairdi. Çay molasında, Karataş'ın bu bilginin delilini de Mukaddime'nin ingilizce tercümesinden bularak Prof. Ahmet Arslan'a gösterdiği öğrenildi. Karataş'a göre, bu bir kehanet değil, Doğu Roma'da çöküşe işaret eden araz ve somptomlara bakılarak verilmiş bir hükümdü ( Tercüman gazetesi, 6 haziran 2006). İbni Haldun bunu ümran ilminden çıkartmış olabilir. Bununla birlikte, Suyuti'nin el Cami'us Sağir gibi kitaplarında Peygamberimizin İstanbul'un fethine dair müjdesi de yer almaktadır. İbni Haldun'un yaptığı keşifleri bugün Paul Kennedy gibi tarihçiler de ABD'ye uyarlıyorlar. Hatta sevmesek de George Soros gibiler bile ABD'nin yeryüzüne dağılmış gereksiz yüzlerce garnizonu nedeniyle Roma gibi şiştiğini ve patlamak üzere olduğunu ve bunun da çöküşünü hızlandıracağını öngörmüştür. Akıl için yol bir...

Buna benzer sosyal veya fiziki karametler tarih boyunca olmuştur. Jules Verne gibi kimi Fransız yazarlar arzın keşfedileceğine yıllar önce işaret etmişler ve Arzın Altına Seyahat gibi kitaplarıyla denizaltı gibi keşiflere önceden işaret etmiş veya bunların yolunu açmıştır. Muhayyilesi ile geleceğe ışık tutmuştur. Jules Verne gelecekten haber veren kitaplarıyla birçok ilme keşfe öncülük etmiş ve hatta rehberlik yapmıştır. Yine gelecekte devlet düzenlerinin alacağı şekli öngören ve keşfedenlerden birisi de 1984 kitabının yazarı ve Big Brother kavramının mucidi İngiliz yazar George Orwell'dir. Orwell'in ' big brother' gibi geliştirdiği kavramlar biraz farkla da olsa İbni Haldun'un geliştirdiği asabiyet gibi kavramları hatırlatmaktadır. İbni Haldun gibi o da döneminin devlet erkanıyla iç içedir.Bunun dışında iyi bir gözlemcidir. Sosyal hareketliliği ve hareketleri etüd etmektedir. Devletin yapısını ve sosyal ve siyasi ilişkilerin tabiatını ve kimyasını çok iyi bilmektedir. Bu da onu keşiflere götürür.

Bir başka sosyal kaşif ise Aldous Huxley adlı romancıdır. Bu meşhur romancı Arap ediplerinden Akkad tarafından ediplerin alimi, alimlerin edibi olarak övülmüş ve vasıflandırılmıştır. 1931 yılında Brave New World isimli romanında hayvanların klonlanmasından bahsetmiştir. Daha doğrusu haber vermiştir. Ve gerçekten de bu öngörüsünden 70 yıl kadar sonra Dolly isimli koyun klonlanmıştır. Ve klonlama aşamasında ilim alemi onun isminden çok bahsetmiştir. Ve böylece onun fiziki bir kerameti kuvveden fiile çıkmış ve gerçekleşmiştir. Bazı yazarların ve ilim adamlarının dar dairede bu öngörüden haberleri vardır. Ve kitaplarında klonlama meselesini irdeleyenlerden birisi de eski büyükelçilerden İsmail Berdük Olgaçay olmuştur. Maalesef kendi kendini yetiştiren bu zat daha sonra nisyana terkedilmiştir. Şimdi inorganik kabul edilen Dolly tarzı klonlanmış hayvanların etinin yenip yenmeyeceği tartışılmaktadır ( El Cezire: 18:40, 20/1/2008). Deli dana tartışmasından sonra tüketiciler bu tarz hayanların yenmesine pek sıcak bakmıyorlar. Ama kimileri ekonomik olarak cazip olduğu söyleniyor. Ama bu iddiaya itiraz edenler de var. Bütün bunlar gösteriyor ki, keramet sadece metafiziki alanla kaim değildir. Tek ayak ve kademe üzerine değildir. Adetullah ve sünnetullahın kerameti de vardır. Sünnetullahı keşfeden ve tanıyan onun kerametine mazhar olur. Bu alanı da ihmal etmemek gerekir. Aksi taktirde, tek yanlılık gelişmeye sekte vurur. Zülcenaheyn ve çift kanatlı olmayı engeller. Bu hususta saydığımız isimler sadece küçük bir numunedir. Karl Marks ise tersinden bir kerametle yani istidracla komunizmin ilk evvel İgiltere'ye yayılacağını öngörmüştür. Tabii ki halt etmiştir. Karl Marks realiteden koptuğu için geleceği görememiş ve onun istidracı İngiltere yerine Rusya'da tahakkuk ve tecelli etmiştir. Buna mukabil, realiteden kopmayan George Orwell ise İngiltere'nin daha sonra yaşayacaklarını doğru olarak algılamıştır, tespit etmiştir. Elbette bu onun selahından veya takvasından olmayıp olayları dengeli olarak okuyabilmesindendir.

 
 

 

 

 

 

 

 

 

MUGETRON

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan
Dostun attığı gül...  
 
Mustafa Özcan
Kayıp hakikatın peşinde..
 
Mustafa Özcan
Özgürlük takıntısı
 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan
Gates hayal görüyor
 
Mustafa Özcan
Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine
   
Mustafa Özcan
Bilderberg
 
Mustafa Özcan
Geylani Türbesine saldırı
 
Mustafa Özcan
Erzurum hocaları
 
Mustafa Özcan
Kozmetik sistem
   
Mustafa Özcan
Şükran ve minnet
 
Mustafa Özcan
İslam'ın altıncı şartı
 
Mustafa Özcan
Acemi

  

 
TV Program Arsivi

Dosyaları isimleri üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz!

Sakli Hikmet

DOST TV 20.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 18.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 15.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 25.12.2006

Email

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye