Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

'Gavur'u çileden çıkaran 'Müslüman'

İslamı gayri Müslimlere ve hatta galiz tabirle 'gavur'lara şikayet etmek moda oldu. Bu adamlar sözde Müslümanların İslam düşmanlığı karşısında apışıp kalıyorlar. Adeta kulaklarına inanamıyorlar. Dilleri tutuluyor. Sözgelimi en son  Habertürk'te Mümtaz Soysal Hoca ile Joost Lagendijk Türkiye'yi ve bahusus başörtüsünü tartışmışlar. Bununla birlikte, Mümtaz Soysal'ın böşörtüsü söylemi karşısında Avrupalı muhatabının nutku tutulmuş. Mümtaz Hoca muhatabını çatlatmış.  Söyleyecek bir şey bulamamış ve 'tartışma bu yönde seyrederse daha fazla dayanamayacağım' diyerekten 'oturumdan çekilebilirim' telmihinde bulunmuş. Burada adamı şaşkına çeviren Mümtaz Hoca'nın söylemi olmuş. Başörtüsünü bir nevi Nazi kıyafetine ve gamalı haç'a benzetmiş. Halbuki biz Güler Kömürcü vakasından biliyoruz ki, Hoca gibi düşünenlerden bazıları Gamalı Haç'ı Gamalı Hilal'le değiştirmişler. Geçekten de bu başörtüsü düşmanlığını anlamak mümkün değil. Lagendijk, Sosyal'ın söylemi karşısında gayri ihtiyari şunları söylemiş :" Gamali Haç veya Nazi urbasıyla Müslüman kız çocuklarının giymiş oldukları başörtüsü arasında bir benzerlik yok ve kurulamaz. Başörtüsü zorla dayatılan bir kıyafet değil ve bunu giyenler sonuçta reşit insanlar' demiş. O yok dese de Mümtaz Hoca benzerlik yakalamakta mahir yani üstüne yok. Şeair-i İslamiyeye (İslam'ın sembol değerlerine) düşmanlık noktasında 'bizim Müslümanlar' gavurlara taş çıkarmaktan maada aslında 'gavurları' çileden çıkartıyorlar. Olmaz böyle bir şey. Olmaz böyle bir düşmanlık. Ülkemizde kadınların yüzde 70'i kapalı ve başörtülü. Tarih içinde de yüzlerce yıldan beri kadınlarımız benzeri kapalı kıyafetler giyerler. Açıklık modernizmin bir ürünü ve arizi bir dönemin karakteridir. Maalesef Soysal'ın temsil ettiği bu anlayışa kimileri 'laikçi engizisyon' diyorlar. Hayrunnisa Gül'ün The Times'a yaptığı konuşmada 'beynimi örtmüyorum, başımı örtüyorum' sözüne cevap veren Hürriyet'ten Tufan Türenç ise buna öfkesinden  "Beyni örtmeden başı örtmek olası mı?" başlıklı bir yazı döşenmiş. Yazının başlığından dahi ne demek istediğini anlıyorsunuz. Yani başını örten beynini de örtmüş olur demek istiyor.  Peki beynini örten kızlar neden çoğu kez okul veya sınıf birincisi oluyor ? Sanki Tufan Türenç'in bu cevabını Suudi ArabistanDda yayınlanan el Beyan dergisi kapağına taşımış ve kapağından cevap veriyor :" İlmaniyyu Türkiye yertedune hicabe'l akl (Temmuz sayısı 2008)' yani 'Tükiye laikleri beyinlerini (akıllarını) örtüyorlar…" Yani Lagendijk'i bile isyan ettiren bir akıl tutulmasına haizler. Mümtaz Sosyal ve Tufan Türenç benzerlerine veya onların söylemlerinin benzerine ne Batı'da ne de Doğu'da tesadüf ediliyor . Tesadüf edilmeyen hususlardan birisi de belki dünya tarihinde bir ilk olan iktidar partisine kapatılma davası açılmasıdır.

*

 Sözde Müslümanların İslam'ı veya İslam'dan şikayetleri ise dizboyu. Bunlardan birisi Türkiye'deki katı laikliği (kimilerine göre laikçilik engizisyonunu) savunma sadedinde Mesut yılmaz. İslam'ın tabiatının ve kimyasının sert ve katıksız olduğunu ve dolaysıyla sert mukabele gerektirdiğini söyleyivermiş. Onun kimyasının Hıristiyanlık gibi olmadığını ve bilakis bu granit gibi sert yapısını ancak sert laikliğin dengelebileyeceğini söylemişti. Bu şikayetler bitmek bilmiyor. Mesut Yılmaz'dan sonra bu kervana YARSAV Başkanı Eminağaoğlu da katılmış. İngiliz Guardian gazetesine konuşmasında sanki gizli bilgilere ulaşmış gibi konuşuyor.

Yargıçlar ve Savcılar Birliği(YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, iktidardaki AKP'nin ülkenin laik sistemini yok edecek ve İslami bir devlete dönüştürecek bir şeriat sistemi arayışı içinde olduğunu öne sürmüş. İngiliz Guardian gazetesine konuşan Eminağaoğlu, hükümetin gerçek gündemini, gıda üretimine helal standartlar getirmeye çalışarak, dostu olan İslami ülkelerle "İslami kanunları" esas alan ikili anlaşmalar imzalayarak, devlet okullarında dini eğitimi artırarak ve üniversitede kız öğrencilerin türban takmasına izin vermeye çalışarak ortaya koyduğunu ileri sürüyor. AKP'ye karşı açılan davanın temel noktasının "müsamahasızlık" olduğunu öne süren Eminağaoğlu, Mesut Yılmaz'ın kaldığı noktadan sözlerini şöyle sürdürüyor : "Şeriat sistemi tabiatı gereği diğer düşüncelere, inançlara ve adetlere müsamahasızdır. Aynen İtalya'daki faşizm ve Almanya'daki nazizm gibi, şeriat Türkiye'nin hassas bir konusu. Küçük bir kıvılcımla sosyal bir harekete dönüşebilir. Osmanlı zamanında şeriat temelli bir sistemimiz vardı ve toplumuz hala onun izlerini taşıyor. Ona geri dönmek istemiyoruz." . AKP'ye karşı açılan kapatma davasının AB kurallarına önem verdiğini ve Avrupalı eleştirmenlerin Türkiye'yi de, İslam'ı da anlamadığını öne süren Eminağaoğlu şöyle konuştu:" İslam Hristiyanlık gibi değildir. Sadece inanç boyutunda uygulanmasını amaçlamıyor, aynı zamanda devleti düzenlemek ve yönetmek de ister. İslam ülkelerine bakarsanız türban sadece dini inancın ifadesi değil aynı zamanda İslami rejimin de sembolüdür. Türkiye İslami bir ülke değil, demokratik bir ülke. Avrupa'nın doğru bir biçimde bilgilendirilmesi için Avrupalı yetkililer sadece laiklik karşıtı etkinlikler içinde olan iktidardaki parti ile değil Türkiye'nin diğer kurumlarıyla da görüşmelidirler."

 Bu sözler veya modern engizisyon söylemi 'gavurları' bile çileden çıkarıyor. Bunun tek nedeni var, adına tapındıkları akıl tutulması.

 

www.mustafaözcan.com

Mustafa Özcan

www.MustafaÖzcan.com

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

MUGETRON

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye