Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

 

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Röportaj

Fikir Köşesi

Ziyaretci Defteri

Biyografi

İletişim

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Cezayir'den Kosova'ya…

Tarihe yeni bir utanç kaydı daha düştük ve vesikası daha bıraktık. Sırf Müslüman olmasından ötürü 100 yıl gecikmeli olarak bağımsızlığına kavuşan Kosova'yı cezalandırma sırası Sırplardan ve Slavlardan sonra Müslümanlara geçti. Cezayir'de de böyle olmuştu. Cezayir 130 yıl Fransız işgali altında kaldıktan ve milyonlarca şehit verdikten sonra 1962 yılında nihayet bağımsızlığın kıyısına gelmişti. Türkiye o zaman eski bir eyaleti olan Cezayir'i yüzüstü bırakmış ve NATO ve Batı kulübü ile birlikte davranmış ve BM'deki oylamada Cezayir lehinde oy kullanmamıştı. Bu bizim tarihi bir utancımız oldu ve Kıbrıs'ta bunun yansımalarını gördük. Halbuki Cemal Abdunnasır bir tağiye olmasına rağmen Malik Binnebi gibilerini Mısır'da ağırlamış ve bağımsızlık mücadelesinde Cezayir'e silah ve mühimmat temin etmiştir. Gerçi Türkiye'nin resmi tavrının dışında gayri resmi olarak Menderes hükümeti tarafından Cezayir'e silah ve mühimmat yardımı yaptığı ileriki senelerde ortaya çıktı. İşin başka boyutları olduğu da görüldü. Bunlar belki acımızı biraz dindirebildi ve hafifletti ama dost-düşman kritik zamanlarda belli olur. Asıl destek kritik zamandadır. Bu itibarla, Cezayir acımız bugüne kadar pek dinmedi. Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir ayıba elbirliğiyle imza attık. Sırplar Kosova'nın bağımsızlığını hazmedemiyorlar. Halbuki Karadağ'ın bağımsızlığı hazmettiler. Ve sonunda Portekiz, Karadağ ve Makedonya gibi eski Yugoslavya'yı oluşturan bağımsız cumhuriyetler de Kosova'nın bağımsızlığını tanıdılar Bu yönde desteğini esirgeyen tek kitle maalesef Müslümanlar ve İslam dünyası oldu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Sırbistan'ın Kosova'nın bağımsızlık kararıyla ilgili olarak Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'ndan tavsiye kararı alınması yönündeki talebini  onayladı. Sırbistan tarafından 192 üyeli Genel Kurul'a sunulan karar tasarısına 77 "evet", 6 "hayır" oyu çıkarken 77 ülke de çekimser oy kullandı. Türkiye, oylamaya katılmadı. Tasarıda, "Kosova'nın tek başına aldığı bağımsızlık kararının uluslararası hukuk kurallarına uygun olup olmadığı" konusunda Uluslararası Adalet Divanı'ndan görüş talebinde bulunuluyor. Kosova'nın bağımsızlığını metin bir şekle savunan 6 ülkeden birisi ABD idi. Bu ülkeler arasındaTürkiye ve İslam ülekleri de olmalıydı Ama maalesef İslam ülkeleri karşı kitlenin yani Sırbistan'ın yanında yer aldılar. Türkiye ise oylamaya hiç girmedi ve rengini belli etmedi

Oylamada ABD ile Arnavutluk ve Pasifik'teki 4 küçük ada ülkesinin "hayır", 27 üyeli Avrupa Birliği üyelerinin çoğunun çekimser oy kullandığı, Güney Kıbrıs, Romanya, Yunanistan ve İspanya'nın ise Sırbistan'a doğrudan destek verdiği görüldü. Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç, oylamanın ardından yaptığı açıklamada kararın kabulünden duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Bugün uluslararası hukuk açısından önemli bir gün" ifadesini kullandı. Kosova yönetimi ise, "Kosova'nın bağımsızlık meselesinin çözümlendiğini ve geriye dönüşün olmayacağını" savundu. Kosova "Cumhurbaşkanı" Fatmir Seydiu, "Başbakan" Haşim Taçi ve "Dışişleri Bakanı" İskender Hüseni, BM Genel Kurulu kararı üzerine yayımladıkları ortak bildiride, "Sırbistan'ın Kosova ve bölgede istikrarın sağlanmasına yardımcı olmak istemediğini" ifade etti.

 

Maalesef 55  İslam ülkesinden sadece 5 İslam ülkesi Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı. Kosova'nın kaderi aslında Filistin meselesinin kaderi gibi. Filistin devleti bir iki kez ilan edildi ve pek tanıyanı olmadı. Kosova da 1992 yılında tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan etti ve o vakit sadece Malezya ve Pakistan Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı. O sıralarda henüz Sırp işgali kalkmadığından bağımsızlığını tanıyanlar sınırlı kaldı. 1998'de Sırp işgalinin kalkmasının ardından fiili ve hukuki olarak Kosova bölgesi bağımsızlığına adım attı. Ve NATO'nun müdahalesinden 10 yıl sonra 17 Şubat 2008 tarihinde Kosova yeniden bağımsızlığını ilan etti. İşte bu ilandan sonra bütün Arap ülkeleri bağımsızlık ilanını sessizce karşıladılar.  Geçiştirdiler demek daha doğru olur. İran gibi büyük İslam ülkeleri de buna dahil. Hepsi Kosova yerine Rusya ile ilişkileri yeğlediler ve hareket ederken onun gözünün içine baktılar. Yeni Kosova'yı tanıyan ilk İslam ülkesi Türkiye oldu. Sonra Arnavutluk, Senegal, Afganistan gibi ülkeler dünyanın en yeni İslam ülkesi Kosova'yı tanıdılar. Elbette bağımsızlık ilanında Amerikalıların çıkarları var. Ama Nejad, Maliki hükümetine 'Amerika gidici ondan olayı güvenlik anlaşmasını imzalamayın' diyorsa aynı gerçek Kosova için de geçerlidir. ABD çekildiğinde onun mirası Müslümanlara kalacaktır. Kaderin cilvesi ve hükmü budur. Lakin Nejad gibiler Kosova'yı Amerikan karşıtlığından değil Rus dostluğundan dolayı tanımıyorlar. Yeni oluşan Sırp-Arnavut denklemi İran gibi kimi Müslüman devletlerin uyguladıkları Ermeni-Azeri denklemine ne kadar da benziyor! İslam dünyasının Kosova'yı yüzüstü bırakması siyasi bir ar ve ayıptır. Onu yüzüstü bırakıp da Filistin davasının bayraktarlığını yapanlar şüphesiz ikiyüzlülük yapmaktadırlar. Sırpların bu hususta en fazla itimat ettikleri blok Araplardır. Sırplar BM'de yaptıkları gibi Arap Birliği'nden de Kosova'yı tanımamasını istemektedirler. Arnavutları da en fazla hayrette bırakan durum budur. Araplar Türkiye karşısında nasıl Rumları dikkate alıyor ve KKTC'yi bugüne kadar tanımıyorlarsa Kosova'ya da aynısını yaptılar. Kosova'nın bağımsızlığını tanımayanlar bağımsız yaşamayı hak etmiyorlar. Vaktiyle Türkiye'nin Cezayir'e yaptığını bugün Cezayir de dahil Araplar Kosova'ya reva görüyorlar. Yuh olsun…

 
 

 

 

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

 

Kitap

Siyaset ve Itidal

 

Siyaset ve İtidal

“Vusûlsüzlüğümüz usûlsüzlüğümüzdendir,” denmiştir. Gerçekten de başarının iki sırrı ve anahtarı var. Birisi ihlas ve samimiyet, diğeri de doğru yöntemdir. Bugüne kadar tökezlememizin sebeplerinden birisi yanlış yöntemde ısrardır. Söz gelimi, İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir.

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye