Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

MustafaÖzcan.com

Ana Sayfa

Güncel Yazilar

Kitaplar

Fikirler

Biyografi

 

 

Mustafa Özcan

 

 

Birinci Dünya Savaşı'nın arslanları ve sırtlanları

Likud Cephesi'nin fikir babalarından olan ve Birinci Dünya Savaşı'nda Türklere karşı Yahudi Lejyonu'nda görev yapan Vladimir Jabotinsky 'Turkey And The War/ TÜRKİYE VE SAVAŞ' adlı eserinde Birinci Dünya Savaşı'nın aslında Osmanlı'yı paylaşma savaşı oluğunu söyler. Önce Ruslar Osmanlı'ya hasta adam tanısını koyarlar. Ardından bu tanıya Batılı devletler de katılır. Sıra gelir bu hasta adamın terekesini paylaşmaya. İşte Birinci Dünya Savaşı artık bu terekenin paylaşılması savaşıdır. Müslümanlar kas'a yani çanak gibidirler ve kurtlar sofrasının tam ortasına düşmüşlerdir. Bu kurtlar sofrasının hem arslanları hem de çakalları vardır. Arslanları düvel-i muazzamadır. Çakalları da tabir caizse Osmanlı ile birlikte yaşadığı halde galip devletlerin safına katılarak terekeden kırıntı kapmak isteyen, arslanların artıklarına talip olan milletlerdir. Bir de içeriden hainler vardır. Şerif Hüseyin vesaire gibiler. Ahmet Raif gibiler bunların kalkıştıkları Es Sevretü'ly Arabiyye'tül Kübra (Büyük Arap Devrimi)'ya El Hiyanetü'l Arabiyyetü'l Kübra (Büyük Arap İhaneti) adını verir. Birinci Dünya Savaşı'nın çakalları ise genellikle Osmanlı'nın parçalanmasını dört gözle bekleyen gayri müslim teba veya bazı yerel unsurlardır. Bir kısım yahudiler ile bir kısım Ermeniler demek daha doğru olur. Burada genelleme yapacak değiliz. Aapların ihaneti bütün Arapları nasıl bağlamıyorsa durum Ermeniler ve Yahudiler için de aynıdır. Bunlar galip devletlerin yanında görünerek planlarını yürütmek ve emellerine ulaşmak isterler. Bunun için de galip devletlerin yanında paylaşım savaşına katılırlar. Bunların birliklerini Çanakkale'de ve serhat boylarında görmekteyiz.

Mısır

'da eğitilen Yahudi Katır Birliği Çanakkale'ye varmak üzere iki gemiyle yola çıkarıldı. Toplam (subaylar hariç) 562 kişiydiler. 25 Nisan'da Gelibolu'da karaya ayak bastıklarında yakalarındaki sarı renkli Davut yıldızı motifli birlik armalarından tanınıyorlardı. Doğrudan savaşmayacaklar ama katırlarıyla su, gıda, mühimmat vs. ihtiyaçlarını karşılayacaklardı birliklerin. İki gruba ayrılmışlardı. Gruplardan birisi Seddülbahir'de, öbürü Anzaklarla Arıburun'daydı. Ancak Anzaklar onları pek sevmemişti. "Türk"e benzedikleri için ara sıra -yanlışlıkla- onları da avlıyorlardı! Bunun üzerine ikinci grup geri gönderildi. Ancak Seddülbahir Grubu ulaştırma birliği olarak görevini canla başla getiriyordu. Nitekim İngiliz askeri istihbarat elemanı Aubrey Herbert, onların "oldukça iyi hizmet verdikleri"ni ve "olağanüstü cesarete sahip oldukları"nı yazacaktı hatıra defterine. (Gerçi disiplinsizlik cezası alanlar ve herkesin önünde yere yatırılarak kamçılananlar da yok değildi.) Sonuçta Yahudi Katır Birliği 8 kayıp vermiş, 25 kişi de yaralanmıştı. Haziran ayında Kahire'den 150 kişilik bir takviye kuvveti istendi. Birliğin görevi 26 Mayıs 1916'da sona erecekti. Ancak belki iki bin yıldır bir orduda ilk kez görev alan bu Yahudiler, bugünkü İsrail'in kurucu gücü olacak ve içlerinden devlet başkanları, bakanlar, komutanlar çıkaracaktı. Nitekim hemen ardından açılan Filistin cephesinde General Allenby'nin ordusuna Yahudi Lejyonu adı altında katılacak ve bu defa "kendi toprakları" için savaşacaklardı Osmanlılarla.

***

Ermeniler de Yahudiler gibi Osmanlı'nın parçalanmasını sabırsızlıkla bekliyorlardı. Buna tanıklık eden tarihçilerden birisi de Guenter Lewy asıllı Amerikalı tarihçidir. Lewy, Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngiliz, Fransız ve Rus ordularında önemli sayıda Ermeni bulunduğunu ve Ermenilerin bu hizmetlei dolayısıyla kendilerine ait bağımsız devlet beklentisine girdiklerini ifade ediyor. Yani kendilerini başka milletlerin kaderine bağlıyorlar ve bir nevi iradelerini ve güçlerini diğer milletlere ipotek ediyorlar. Elbette bu gerçeği tamim etmek doğru değil. Ama ,yaşanananlar da bir vakıa.

***

Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale Harbi yeni dünya düzenini ortaya çıkarmıştır. Birçok millet bu sayede millet haline gelebilmiş veya devlet olmuştur. Bunlardan birisi de Anzaklar ve Avustralya ahalisidir. Çanakkale milli kimliklerini ve benliklerini edinmede onlar için bir dönüm noktası olmuştur. İsrail devletinin kurulamsına giden süreç 1908'deki İkinci Meşrutiyet ve ardından İkinci Abdulhamid Han'ın halliyle başlamış ve Çanakkale Savaşı ile önemli bir geçit ve aşama atlamıştır. Anzaklar ve Avustralyalılar milli kimliklerini Çanakkale'ye borçludurlar. Bunun tanıklarından birisi Avustralya'nın Ankara Büyükelçisi Peter Doyle'dur. Today's Zaman'dan Kerim Balcı'ya yaptığı konuşmada ezcümle şunları söylemiştir :" Biz Çanakkale'ye İngiliz olarak gittik, Avustralya'lı olarak döndük. İlk defa Gelibolu'da Avustralya komutası altında harp ettik. Bu, ilklerimizden biridir. Bu Britanyalılıktan Avustralyalılığa geçişin ilk aşamasıydı ve bu bize milli benlik ve kimlik kazandırdı, hissi verdi. Gelibolu hamlesinden sonra bazı eski askerler bunun hakkında konuşmaya başladılar ve şunu söylediler: Gelibolu'ya İngiliz olarak gittik Avustralyalı olarak döndük..." Çanakkale ve Birinci Dünya Savaşı hem bir mahşer ve hem de modern tarihin dönüm noktalarından birisiydi. Yaşanmasaydı bugün İsrail de olmazdı.ç Bununla birlikte Yahudilerin şansları yaver gidecek ama Ermenilere talih yar olmayacaktı...

 

www.mustafaözcan.com

Mustafa Özcan

www.MustafaÖzcan.com

 
 

 

 

 

 

 

 

 

MUGETRON

 

 

 

 

Güncel Kitap

İslamın Papa'ya Cevabı

Papa 16. Benedict Türkiye'de. Ziyaret, Papa’nın Müslümanları inciten talihsiz konuşmasını yeniden gündeme taşıyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan'ın "islam'ın Papa'ya Cevabı" adlı kitabı ise bu gündemi nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

Aktuel makaleler

Mustafa Özcan

Geleceği keşfedenler

Mustafa Özcan

Zirveleri devirmek

Mustafa Özcan

Bizdenciler!

 
Mustafa Özcan
İlk direnişci
 
Mustafa Özcan

Dostun attığı gül...  

 
Mustafa Özcan

Kayıp hakikatın peşinde..

 
Mustafa Özcan

Özgürlük takıntısı

 
Mustafa Özcan
Brown`u cepheye sürmek
 
Mustafa Özcan

Gates hayal görüyor

 
Mustafa Özcan

Diyarı evlad-ı fatihandan diaspora Türklerine

   
Mustafa Özcan

Bilderberg

 
Mustafa Özcan

Geylani Türbesine saldırı

   
Mustafa Özcan

Kozmetik sistem

   
Mustafa Özcan

Şükran ve minnet

 
Mustafa Özcan

İslam'ın altıncı şartı

 
Mustafa Özcan

Acemi

  

TV Program Arsivi

Dosyaları isimleri üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz!

Sakli Hikmet

DOST TV 20.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 18.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 15.12.2006

Sakli Hikmet

DOST TV 25.12.2006

 

EMAiL

Copyright ©  2007 | powered by ingtecplan.de | Gazeteci ve Yazar Mustafa Özcan

Yenibosna İstanbul Türkiye