|
Ana akımın kahramanı
O,
Azer karşısında İbrahim misali ve mutezili babası karşısında büyük sufi
Muhasebi gibiydi. Babası hakkında' O bir peygamber değil. Ben
biliyorum. Siz de inanmayın' diyordu. Bahse konu zat hakikata
yaklaştıkça adını da değiştirmişti. Batını değiştikçe zahirini de
değiştirmişti. Ta ki ismi müsemmaya, müsemma isme uysun. Nifak ortadan
kalksın. Ta ki babasıyla arada herhangi bir manevi bağ kalmasın.
Wallece Muhammed olan adını Verisüddin Muammed'e
çevirmiştir. O böylece haniflikte Hazreti İbrahim'in çizgini
izlemiştir. Batıldan hakka yüz çevirmiştir. O yine Seyyid Kutup'un
Nasır'ın ve Faik Hoca'nın Enver Hoca'nın iltimas taleplerini reddetmesi
gibi Amerikan ordusunda askerlik yapmayı reddetmesinden sonra 14 aya
mahkumiyeti karşısında iltimas taleplerini ed aynı kararlılıkla
reddetmiş ve Hazreti Yusuf gibi demişti :" Rabbissicni ahabbu ileyye
mimma yed'uneni ileyhi ve illa tasrif anni keydehunne' demişti. Allahım
beni çağırdıkları şeydense hapishane bana daha sevimli geliyor…" Hayatı
Malcolm X'inkine çok benziyordu. Zaten dalgalı dönüşüm günlerinde kader
arkadaşıydılar. Malik Şahbaz gibi o da adını
değiştirmiş ve bununla da kalmamış cemaatı islam'ın ana ekseni ve akımı
içine çekmiş ve İslam'ın 5 esasıyla tanıştırmıştı. O tashih sürecinin
kahramanıydı. Ardından şunları söylemek mümkündür : Şayet Malik Şahbaz ve o
olmasaydı babası Elijah Muhammed'in kurmuş olduğu cemaat kolaylıkla
İslamı içten kemiren bir Bahailik veya Kadiyanilik akımına haline
dönüşebilir ve modern bir Kadiyanilik kisvesine bürünebilirdi. Bu
bakımdan Malik Şahbaz ve Verisüddin Muhammed siyah Amerikan
Müslümanları arasında tashih sürecinin iki kahramanıdır. Onlar
olmasaydı Amerikalı Müslümanlar büyük bir dahili kargaşa içine
yuvarlanabilir ve fitne ortamıyla karşı karşıya kalabilirdi. Batı
basınında obituaries/vefat edenler adlı bir köşe vardır. Arap basını a
bu köşeyi 'vefiyyat' şeklinde bünyesine katmış ve adapte etmiştir.
Bizde ise bu büyük bir eksikliktir. 9 Eylül tarihinde hakkın rahmetine
kavuşan Verisüddin Muhammed'in vefatını da bu köşelerden öğrendik…
*
Verisüddin
Muhammed tashih sürecinde cemaatı islam'ın geleneksel haziresine
sokmuştur. Bunu yaparken öncelikli olarak tashih ettiği hususlardan
birisi islam'ın da yasakladığı ve cahiliyet kalıntısı olarak gördüğü
ırkçılığı ve siyah ırkın üstünlüğü tezini reddetmasidir. Yıktığı ikinci
put babasının peygamberlik iddiasıdır. Bu putları yıkmak kendisine ağır
bedellere mal olmuştur. Babasıyla yollarını ayırmıştır. Ailesi
kendisini dışlamıştır. Bunun sonucunda maişetini kazanmak için
gündelikçi olmuş ve vasıfsız bir işçi olarak çeşitli işlerde
çalışmıştır. Bundan dolayı bağlısı bulunduğu topluma gerçekleştirdiği
en önemli hizmetlerden birisi meslek ve beceri edindirme planlarıdır.
İşsizlere sahip çıktığı gibi ayı zamanda serserilikten dolayı hapse
düşmüş toplumunun gençlerine hem içeride hem de
dışarıda sahip çıkarak onların birer iyi insan olmalarına vesile
olmuştur. Hapishaneden çıkan eski mahkumlara beceri kursları
vasıtasıyla meslek edindirmiştir. Bu gayeye matuf olarak emlakçılık ve
cilt bakımı gibi sektörlere el atmış ve bu sektörlere yatırım yapmış ve
bu vesile ile Afro-Amerikalı gençlere istihdam sahası açmak istemiştir.
Sadece siyahları ana akıma çeken bir kahraman değil aynı zamanda onlara
iş güç edindirmek için çırpınan sosyal bir insandır. Bizi yani
insanlığı yaşatan biri olarak müspet hareketi şiar edinmiş öncüler
kervanındandır.
Elijah
Muhammad'in 8 çocuğundan yedincisidir. Babası başlarda cemaatının
geleceğini ona emanet etmek istemekteir. Bütün emellerini Verisüddin'e
bağlar. Nation's school on the South Side of Chicago okuluna devam eder
ve orjinalinden okuyup anlayabilmek için Arapça öğrenir. Kendisine
babasının tartışmasız veliahtı ve halefi gözüyle bakılıyordu. Ama o
cemaat içinde yolsuzluk yapıldığını ve islam adına öğretilen kuralların
da dinin bir tezyif ve saptırılamsından başka bir şey olmadığını
söyledi. Elijah Muhammed hareketini 1930
yılında yılında kurar. Verisüddin ise 1933 yılında dünyaya gelir.
1961'lı yıllarda girmiş olduğu hapishane hayatından itibaren değişmeye
başlar ve babasıyla yolları ayrılır. O kendi yoluna babası kendi yoluna
devam eder. Elijah Muhammed 1975 yılında vefat eder ve hareketi
varissiz kalır. Ona varis olmak ise Nation of Islam hareketini
güncelleyen ' The divisive/bölücü' lakabıyla
tanınan Louis Farrakhan'a düşer. Farkakhan ana akıma katılmaz. Aksine
beyaz düşmanlığı ve ırkçılık yapmaya devam eder ve bunu yaparken
İslam'ın talimatmarını da tanımaz. Farrakhan ile Verisüddin 2000
yılında bir camide birararaya gelirler ve aralarındaki buzlar çözülür
ama fikir kalıplarındaki buzlanma devam etmektedir. Yüzbinlerle 2 milyon arasında ifade edilen taraftarlarına kimliklerini
şöyle tanımlar : Önce Müslüman, sırasıyla Afro-Amerikalı ve
Amerikalıyız. Verisüddin bağlılarından, insanlığın en güzel taraflarını
almalarını ve Amerikan kamuoyu içinde islam'ın ahlaki ve moral
değerlerini yaymalarını ister. Bağlılarına yönelik son vasiyeti budur.
O şöyle der :" Artık siyahlar için beyazlara karşı kin ve nefret dönemi
bitmiş ve bu dalga gelip ve geçmiştir…"
Tarihten aldığı dersler muvacehesinde haklı olarak cemaatını adem-i
merkeziyetçi bir yapıya büründürmüştür. Bundan dolayı kimi istihlaf
ettiği ve yerine kimin geçeceği belirsiz olsa da cemaatın istikameti
bellidir. Bu onun liderlik ihtiraslarını gemlediğinin de göstergesidir.
Cemaatının kendisi olmadan da İslam'ın aydınlık ve gecesi gündüzü gibi
olan yolundan sapmayacağını ve şaşmayacağını bilir. Belki de adem-i
merkeziyetçi bir tarzı seçmesinin nedeni de budur. Güdülme yerine tek başına da kalsa da beyaz yoldan yürüme ve sapmama iradesine ve becerisine haiz olmak. Verisüddin
Muhammed, 1990 yılında Senato'yu dualarla açan ilk Müslüman şahsiyet
olma ünvanını kazanmıştır. Başkanların yemin merasimlerine de
katılmıştır. Papa John Paul ile de görüşmeleri olmuştur. Allah
rahmetini esirgemesin…
www.mustafaözcan.com
|